‹ Ana sayfa
Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/43 K.2011/3334

Esas No: 2009/43 · Karar No: 2011/3334 · Karar Tarihi: 16.03.2011
Özet: (1) Uyuşmazlık, Asliye Ceza Mahkemesi’nin kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından dolayı verilen beraat kararının temyiz edilmesiyle ilgili; (2) Anayasa Mahkemesi, mahkemenin hatalı uygulamalarını tespit ederek kararın bozulmasına ve dosyanın esas mahkemeye gönderilmesine hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Kasten Yaralama, Hakaret, Tehdit

HÜKÜM: Hükümlülük, Beraat

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Mahkeme tarafından hakaretin karşılıklı olduğu kabul edilmesi karşısında; TCY.nın 129/3 maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hakaretin kavga sırasında olduğundan söz edilerek beraat kararı verilmesi,
2- Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.

Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.

Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.

Somut olayda tanık anlatımları arasında tehdit suçunun oluşup oluşmadığına ilişkin çelişki giderilerek, sanıkların katılanı tehdit ettiğinin kabul edilmesi durumunda tehdit sözlerinin kavga sırasında fevren söylenmesinin suçun oluşumunu engellemeyeceği gözetilmeden, kavga dolayısıyla öfkelendiği anlaşılan sanıkların bu esnada sonucu düşünmeden ve istemeden söyledikleri sözlerin tehdit suçunu oluşturmayacağından söz edilerek yasal olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
3- Tehdit ve hakaret suçlarından yargılama yapılmasına karşın suç adları karar başlığında gösterilmemesi,
4- Yaralama suçunda, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CYY.nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5- Yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretinin davanın tarafı olmayan katılan vekiline ödenmesine karar verilerek CYY.nın 324.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden yaralama suçu yönünden başkaca yönler incelenmeksizin HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?