Yargıtay 4. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2009/17791 K.2011/22249
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen ceza kararı ve ilgili tazminat taleplerinin temyiz edilmesiyle ilgiliydi; sanıkların görevini engellemek için direnme suçlamasıyla karşı karşıyaydı. Mahkeme, temyiz gerekçelerinin geçerli olduğunu kabul ederek kararları bozdu ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Polislerin sanık ...'ı alkollü olarak araç kullanması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturma yapmak üzere karakola götürmek istemeleri üzerine sanık ..., elinde bıçak olduğu halde kendilerini engellemek için "benim kardeşimi kimse götüremez" diyerek polislere saldırdığı, bu aşamada diğer sanığın bir katılımının bulunmadığı, sanık ...'ın zor kullanılarak karakola götürüldüğünde yakınan ...'ya görevini engellemek için "seninle sonra görüşeceğim,... seni mahfedeceğim, hayatın bir milyonluk mermiye bağlı, seni alnının ortasından vurmazsam...." dediğinin anlaşılması karşısında; her iki eylemin ayrı zamanlarda ve ayrı sanıklar tarafından gerçekleştirmesine karşın sanıklar hakkında TCK.nun 265/3. maddesi ile artırım yapılarak fazla ceza verilmesi,
2- Sanıkların yakınan ve tanık polislerin kendilerini yaraladıklarını savunmaları, tanıklar ...'un bu savunmaları doğrulamaları, düzenlenen raporda sanık ...'ın vücudunda ekimozların bulunduğunun belirtilmesine karşın, bu savunma ve deliller tartışılıp reddedilmeden tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle sanık ... hakkında hüküm kurulurken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmesi,
4- Sanıklar hakkında TCK.nun 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Hükümlülük
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Polislerin sanık ...'ı alkollü olarak araç kullanması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan soruşturma yapmak üzere karakola götürmek istemeleri üzerine sanık ..., elinde bıçak olduğu halde kendilerini engellemek için "benim kardeşimi kimse götüremez" diyerek polislere saldırdığı, bu aşamada diğer sanığın bir katılımının bulunmadığı, sanık ...'ın zor kullanılarak karakola götürüldüğünde yakınan ...'ya görevini engellemek için "seninle sonra görüşeceğim,... seni mahfedeceğim, hayatın bir milyonluk mermiye bağlı, seni alnının ortasından vurmazsam...." dediğinin anlaşılması karşısında; her iki eylemin ayrı zamanlarda ve ayrı sanıklar tarafından gerçekleştirmesine karşın sanıklar hakkında TCK.nun 265/3. maddesi ile artırım yapılarak fazla ceza verilmesi,
2- Sanıkların yakınan ve tanık polislerin kendilerini yaraladıklarını savunmaları, tanıklar ...'un bu savunmaları doğrulamaları, düzenlenen raporda sanık ...'ın vücudunda ekimozların bulunduğunun belirtilmesine karşın, bu savunma ve deliller tartışılıp reddedilmeden tahrik hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinde düzenlenmiş olup aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu nedenlerle sanık ... hakkında hüküm kurulurken denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmesi,
4- Sanıklar hakkında TCK.nun 53/1. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.