Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/4053 K.2008/16634
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın bir suçtan hükümlü bulunmasına rağmen savunma hakkının kısıtlanması ve temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakkının açıklanmaması; mahkemenin sonucu ise, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar vererek yargılamanın bozulmasını ve dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesini kabul etti.
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan hükümlü bulunduğu halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve hükmün açıklandığı oturuma getirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a madde ve fıkrasına uyan eylemi nedeniyle seçenekli ceza öngörülmesi karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakk ının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanmaması,
3- Tek yargıçlı mahkemelerden olan Asliye Ceza Mahkemesi'nin TCK'nın 125/5. maddesinde yazılı kurul halinde çalışan mahkemece olarak nitelen-dirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Kamuran'ın temyiz nedenleri ile tebliğ-namedeki düşünce yerinde görüldüğünden, (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresi içerisinde başka suçtan hükümlü bulunduğu halde, Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki düşüncesini bildirdiği ve hükmün açıklandığı oturuma getirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a madde ve fıkrasına uyan eylemi nedeniyle seçenekli ceza öngörülmesi karşısında, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinde takdir hakk ının hangi hukuksal gerekçelere dayanılarak kullanıldığının açıklanmaması,
3- Tek yargıçlı mahkemelerden olan Asliye Ceza Mahkemesi'nin TCK'nın 125/5. maddesinde yazılı kurul halinde çalışan mahkemece olarak nitelen-dirilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık Kamuran'ın temyiz nedenleri ile tebliğ-namedeki düşünce yerinde görüldüğünden, (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.