Yargıtay4. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2001/17906 K.2002/1994
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların polis memurlarına yönelik sözlü hakaret ve tehdit içeren davranışlarının “görevlilere etkin direnme” suçunu oluşturup oluşturmadığı ve aynı eylemlerin ayrıca “görevlilere sövme” suçuna ayrı ayrı uygulanıp uygulanamayacağı ile dosyada yer alan kimlik hatalarının karar üzerindeki etkisiydi. Mahkeme, kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek hüküm ve cezanın bozulmasına, dosyanın yeniden yargılanmak üzere esas mahkemeye gönderilmesine karar verdi.
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların üst araması yapmak isteyen yakınıcı polis memurlarına sövüp tehdit etmek ve yumruk vurmadan ibaret eylemlerinin bütün olarak görevlilere etkin direnme sucunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrıca görevlilere sövme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- Getirtilen nüfus kayıt örneklerine göre sanık E…
…..'ın Toksagül olan soyadının Toksagöl olarak karar başlığına yazılması, sanık Ş…
…….'in baba adının V…
….. İbrahim olduğu halde, A…
….. İbrahim olarak yazılı Adli Sicil kaydına dayanılarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık Ş…
…… Özen ile Üst C.Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.2.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY : Yüce Ceza Genel Kurulunun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek 4.C.Dairesinin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazılan ayrıntılı karşıoydaki gerekçe doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği görüşündeyim. Zira failin (sanığın) maddi ve/ya da manevi zor (tehdit) kullanarak görevliye direndiği sırada sövmesi ya da harekette bulunmasıyla ayrı bir davranış ve bu yüzden ayrı bir hukuki sonuç doğmakta; iki ayrı eylem ve iki ayrı suç da gerçek yarışma (içtima) kurallarına göre birleşmektedirler. Bu nedenle sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıkların üst araması yapmak isteyen yakınıcı polis memurlarına sövüp tehdit etmek ve yumruk vurmadan ibaret eylemlerinin bütün olarak görevlilere etkin direnme sucunu oluşturacağı gözetilmeden, ayrıca görevlilere sövme suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- Getirtilen nüfus kayıt örneklerine göre sanık E…
…..'ın Toksagül olan soyadının Toksagöl olarak karar başlığına yazılması, sanık Ş…
…….'in baba adının V…
….. İbrahim olduğu halde, A…
….. İbrahim olarak yazılı Adli Sicil kaydına dayanılarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık Ş…
…… Özen ile Üst C.Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.2.2002 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY : Yüce Ceza Genel Kurulunun 21.9.1992 tarih ve 205/228 ve Yüksek 4.C.Dairesinin 13.10.1992 tarih ve 5784/7004 sayılı kararlarına yazılan ayrıntılı karşıoydaki gerekçe doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği görüşündeyim. Zira failin (sanığın) maddi ve/ya da manevi zor (tehdit) kullanarak görevliye direndiği sırada sövmesi ya da harekette bulunmasıyla ayrı bir davranış ve bu yüzden ayrı bir hukuki sonuç doğmakta; iki ayrı eylem ve iki ayrı suç da gerçek yarışma (içtima) kurallarına göre birleşmektedirler. Bu nedenle sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.