‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2016/18372 K.2017/7942

Esas No: 2016/18372 · Karar No: 2017/7942 · Karar Tarihi: 24.05.2017
Özet: Uyuşmazlık, köprüden önce 1.000,00 TL tutarında tedbir nafakasının kararının değişen şartlar nedeniyle kaldırılması veya 100,00 TL’ye indirilmesi talebidir. Mahkeme, temyiz davasını kabul ederek ilk kararı bozmuş ve kararın feshiyle birlikte temyiz harcını geri ödemeyi onaylamıştır.
MAHKEMESİ: AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... 4. Aile Mahkemesinin 2013/539-874 E-K sayılı dosyası ile davalı lehine 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini, bu kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11/09/2014 tarih ve 2014/4493-11701 EK sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini, ancak değişen şartlar nedeniyle davacının ekonomik durumunun davalı lehine hükmedilmiş olan 1000 TL nafakayı ödemeye elverişli olmadığını, bu arada davalının da nafaka kararının kesinleşmesinden sonra emekli maaşı almaya hak kazanarak sürekli bir gelire kavuştuğunu, davacının KOAH ve akciğer kanseri hastası olduğunu, çalışmasının mümkün olmadığını, bakıma muhtaç olduğunu, davacının 06/09/2013 sahibi olduğu şirketini devretmek zorunda kaldığını, şirketten dolayı ... ve vergi dairesine yüklü miktarda borcu olduğunu, nafaka davası devam ederken üzerinde görünen 2 evini ve 3 aracını çocuklarına devretmek zorunda kaldığını, ödemek zorunda kaldığı nafakanın davacının yaşam kalitesini düşürdüğü gibi almakta olduğu tedaviyi de sekteye uğrattığını, davalının emekli maaşı alması, kendisinin rahatsızlıkları nedeniyle değişen durum gözetilerek tedbir nafakasının kaldırılması, bunun mümkün olamaması halinde aylık 100,00 TL'ye indirilmesi talep edilmiştir.

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; Davacının yeni aldığı audi ve Mercedes marka arabalarıyla lüks bir hayat sürdüğünü, davalının 4-5 ay önce bağlanan bağkur maaşının aylık 787,48 TL olduğunu, davalının aylık 600 TL kira ödediğini, elektrik, su, telefon vs aylık 1000 TL sabit masrafı olduğunu, davalının aldığı nafaka yetmediğinden kızının yardımıyla hayatını devam ettirdiğini, davacının nafaka ödememek için kendisine yakın bir kişiye şirketini muvazaalı olarak devrettiğini, bu devre rağmen mahkemece 1000 TL nafakaya hükmedildiğini ve Yargıtayca onanarak kesinleştiğini, belirterek davanın reddini ve 1000 TL olarak ödenen tedbir nafakasının artırılarak 2000 TL ye çıkarılmasını istemiştir.

Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile aylık 1.000 TL olan tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 500.00 TL'ye indirilmesine, karşı davanın reddine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı –karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

4721 sayılı TMK'nun 186/3. maddesinde; eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılacağı ifade edilmiş, 197/2. maddesinde de; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır, denilmiştir.

Önlem nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davalı (koca) evlilik birliğinin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK.186/son maddesi gereği davacı (kadın) ın belirli bir gelirinin bulunması, hatta gelirinin davacı kocadan fazla bile olması davalı kocaya ortak giderlere (elektrik, su, telefon, yakıt, kira parası vs.) katılma yükümlülüğünden tamamen kurtarmaz. Davacı kadının gelirinin bulunması nafaka takdirine engel değildir. Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.

Somut olayda, davacının bağkurdan emekli olduğu ayrıca özel şirkette çalıştığı, davalının ev hanımı olduğu ayrıca aylık 923,99 TL bağkurdan emekli maaşı aldığı anlaşılmıştır.

Tedbir nafakası ortak giderlere katılma payı şeklinde olduğundan mahkemece, bağkurdan emekli maaşı bağlanması indirim için gerekçe kabul edilemeyeceğinden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?