Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/8377 K.2012/16155
Özet: Uyuşmazlık, davacı tarafından talep edilen 6500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte tahsil edilmesi üzerine açılan sebepsiz zenginleşme davasıdır; mahkeme, temyiz süresi içinde kabulü yönünde karar vererek, dava dilekçesinde belirtilen sorumluluk kararı nedeniyle davayı bozmuş ve temyiz harcının iadesini hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Hükmü temyiz eden ... aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı dava dilekçesinden anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında adı geçenin dahili dava dilekçesi verilmek suretiyle taraf olduğu ve davacı tarafından ayrı bir harç yatırılmak suretiyle dava ikame olunmadığı belirlenmiştir. Zorunlu dava arkadaşlığı ilke olarak kanunlarda özel olarak düzenlenmiştir. Gerek maddi bakımdan gerek şekli bakımından birden fazla kişinin birlikte dava açması veya dava edilmesi zorunlu değilse, dava arkadaşlığı mecburi değildir. Uygulamada HUMK'nun 43/11. maddesi, kaynak kanun olan Neuchatel Kanunu gibi yorumlanarak "benzer dava nedeni" bulunması halinde seçimlik (ihtiyari) dava arkadaşlığının sözkonusu olacağı ihbar yoluyla veya dahili davalı gösterilerek dava ikame olunamaz.
HUMK'da nasıl, kimin tarafından, kime karşı, hangi hukuki sebebe dayalı dava açılacağı düzenlenmiştir. Sorumlulardan biri aleyhine dava açıldıktan sonra diğer sorumluya dava ihbar edilmek suretiyle davaya dahil edilerek hakkında karar verilemez. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Ancak, dava harcının ikmali halinde müstakil bir dava olarak esasa kaydı suretiyle davanın ikamesi için bir engel de yoktur. (Yargıtay 3.H.D.20.10.1987 gün, 600 E-10095 K.)
Hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığı ve davada taraf olmadığı anlaşılan ... hakkında mahkemece sorumluluk kararı verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 6500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Hükmü temyiz eden ... aleyhine açılmış bir dava bulunmadığı dava dilekçesinden anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında adı geçenin dahili dava dilekçesi verilmek suretiyle taraf olduğu ve davacı tarafından ayrı bir harç yatırılmak suretiyle dava ikame olunmadığı belirlenmiştir. Zorunlu dava arkadaşlığı ilke olarak kanunlarda özel olarak düzenlenmiştir. Gerek maddi bakımdan gerek şekli bakımından birden fazla kişinin birlikte dava açması veya dava edilmesi zorunlu değilse, dava arkadaşlığı mecburi değildir. Uygulamada HUMK'nun 43/11. maddesi, kaynak kanun olan Neuchatel Kanunu gibi yorumlanarak "benzer dava nedeni" bulunması halinde seçimlik (ihtiyari) dava arkadaşlığının sözkonusu olacağı ihbar yoluyla veya dahili davalı gösterilerek dava ikame olunamaz.
HUMK'da nasıl, kimin tarafından, kime karşı, hangi hukuki sebebe dayalı dava açılacağı düzenlenmiştir. Sorumlulardan biri aleyhine dava açıldıktan sonra diğer sorumluya dava ihbar edilmek suretiyle davaya dahil edilerek hakkında karar verilemez. Açıklanan hususlar gözönünde bulundurulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Ancak, dava harcının ikmali halinde müstakil bir dava olarak esasa kaydı suretiyle davanın ikamesi için bir engel de yoktur. (Yargıtay 3.H.D.20.10.1987 gün, 600 E-10095 K.)
Hakkında usulüne uygun biçimde açılmış bir dava bulunmadığı ve davada taraf olmadığı anlaşılan ... hakkında mahkemece sorumluluk kararı verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.