Yargıtay 3. Hukuk Dairesi İş Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/753 K.2012/5598
Özet: Uyuşmazlık, kiracı tarafından sözlü kira sözleşmesi kapsamında ödenen peşin kira bedeli ve üç aylık kira iadesi ile ilgili haksız itirazın iptali ve 2.100,00 TL tutarında icra takibinin devamı için %40 inkar tazminatının tahsil edilmesidir. Mahkeme, davanın kabulüne karar vererek, haksız itirazın iptalini ve icra takibinin devamını onaylamış, ancak temyiz sonucunda bu kararı bozalak karar vermiştir.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.100.00 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı (kiracı) dava dilekçesinde, sözlü kira sözleşmesi gereğince dört ay süre ile işçilerinin kalması için kiraladığı yer için davalıya peşin kira parası ödediği halde komşuların rahatsız olduğunun evin boşaltılmasının istenmesi üzerine bir ay sonra tahliye ettiği halde üç aylık kira parasının iade edilmediği gibi 2.100,00 TL'nin tahsili için yapılan icra takibine haksız itiraz edildiği, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Davalı savunmasında, davacının evde dört aydan da fazla kaldığını ve eşyalara zarar verdiğini bu nedenle borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.4721 Sayılı TMK.nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akşına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Olayımızda; davacı, davalı ile aralarında sözlü kira sözleşmesi yapıldığını ve davalının talebi ile sözleşme süresi sona ermeden mecuru boşalttığını ileri sürmüş, davalı ise süreden önce tahliye edilmediğini savunmuştur. Davacı, yukarıda açıklanan kural uyarınca kiracılık ilişkisinin taraflarca belirlenen süreden önce ve yine tarafların rızası ile sona erdiğini (başka bir ifade ile tahliyeyi) kanıtlamakla yükümlüdür.
Yine, davacı her ne kadar dava dilekçesinde "vs.deliller" ibaresini kullanmış ise de duruşmada verilen süre içerisinde delil listesini ibraz etmiş ve sadece "tanık isimleri" belirtmekle yetinmiştir. Davacı, kiralananın usulüne uygun olarak tahliye edildiğini yazılı belge ile kanıtlayamamamıştır. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 2.100.00 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı (kiracı) dava dilekçesinde, sözlü kira sözleşmesi gereğince dört ay süre ile işçilerinin kalması için kiraladığı yer için davalıya peşin kira parası ödediği halde komşuların rahatsız olduğunun evin boşaltılmasının istenmesi üzerine bir ay sonra tahliye ettiği halde üç aylık kira parasının iade edilmediği gibi 2.100,00 TL'nin tahsili için yapılan icra takibine haksız itiraz edildiği, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir. Davalı savunmasında, davacının evde dört aydan da fazla kaldığını ve eşyalara zarar verdiğini bu nedenle borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.4721 Sayılı TMK.nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akşına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Olayımızda; davacı, davalı ile aralarında sözlü kira sözleşmesi yapıldığını ve davalının talebi ile sözleşme süresi sona ermeden mecuru boşalttığını ileri sürmüş, davalı ise süreden önce tahliye edilmediğini savunmuştur. Davacı, yukarıda açıklanan kural uyarınca kiracılık ilişkisinin taraflarca belirlenen süreden önce ve yine tarafların rızası ile sona erdiğini (başka bir ifade ile tahliyeyi) kanıtlamakla yükümlüdür.
Yine, davacı her ne kadar dava dilekçesinde "vs.deliller" ibaresini kullanmış ise de duruşmada verilen süre içerisinde delil listesini ibraz etmiş ve sadece "tanık isimleri" belirtmekle yetinmiştir. Davacı, kiralananın usulüne uygun olarak tahliye edildiğini yazılı belge ile kanıtlayamamamıştır. Bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.