Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/4693 K.2012/10148
Özet: Uyuşmazlık konusu, davacıların kooperatife tahsis edilen traktörün kullanılamaması nedeniyle uğradıkları zarar ve bu zararın tazmini için talep ettikleri 6.000 TL’nin faiziyle birlikte tahsil edilmesidir; mahkeme, temyiz kararına uyularak davalıdan her bir davacı için 2.804,40 TL’lik ayrı ayrı tahsili kabul etti.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 5.608,80 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının dava dışı SS. ... Köyü Kalkınma Kooperatifinin üyesi olduklarını, Tarım İlçe müdürlüğünce destek amacıyla kooperatife tahsis edilen traktörlerin çekilen kura sonucunda 6 üyeden oluşan gruplara verildiğini, ancak 1989 yılından bu yana gruba verilmiş olan traktörü kullanan davalının müvekkillerinin kullanımına izin vermediğini ileri sürerek; müvekkillerinin uğradığı zararın karşılığı olarak 6.000 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflara verilmiş olan traktörün davalı tarafından kullanıldığı, 2004 – 2009 yılları arasında bu traktörün kullandırılmaması nedeniyle davacıların ayrı ayrı 1.151,10 TL zarara uğradıkları, ayrıca davacıların traktör üzerinde ayrı ayrı 1.178,57 TL haklarının bulunduğu gerekçe gösterilerek; davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.329,67 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline dair verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 29.11.2010 gün ve 2010/14907 E. 19478 K. sayılı ilamı ile “…Davada, davacı taraf kendilerine ve davalıya tahsis edilen traktörü kullanamamasından kaynaklı zararını istemektedir. Bilirkişi tarafından traktörün değeri ve traktörün kullanımının getireceği kira bedelleri üzerinden hesaplama yapılmış, mahkeme tarafından da bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. HUMK.’nun 74. maddesi gereğince, hâkim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlıdır. Talepten farklı şeye karar veremez. Öyle ise mahkemece yapılacak ilk iş, davacıların taleplerinin ne olduğunun ve uğradıkları zararın neye ilişkin olduğunun açıklattırılmasından ibaret olmalıdır. Bu durumun net bir şekilde saptanmasından sonra, bu talepler doğrultusunda, yapılacak yargılama neticesinde hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre ise, zarar miktarı olarak traktörün bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece; aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda resen hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.804,40 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacı taraf lehine verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmuş ve mahkemece verilen bozma kararına uyulmuştur. Bu nedenle artık temyiz eden davalı tarafın; önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine bir hüküm verilemeyeceği gözetilmeksizin, mahkemece 2.804,40 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı ilkesinin ihlal edilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
Buna göre mahkemece yapılacak iş; bozma öncesinde traktörün kullanılamaması nedeniyle davacıların uğradığı zararın karşılığı olarak belirlenen 1.151,10 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 6.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 5.608,80 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının dava dışı SS. ... Köyü Kalkınma Kooperatifinin üyesi olduklarını, Tarım İlçe müdürlüğünce destek amacıyla kooperatife tahsis edilen traktörlerin çekilen kura sonucunda 6 üyeden oluşan gruplara verildiğini, ancak 1989 yılından bu yana gruba verilmiş olan traktörü kullanan davalının müvekkillerinin kullanımına izin vermediğini ileri sürerek; müvekkillerinin uğradığı zararın karşılığı olarak 6.000 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflara verilmiş olan traktörün davalı tarafından kullanıldığı, 2004 – 2009 yılları arasında bu traktörün kullandırılmaması nedeniyle davacıların ayrı ayrı 1.151,10 TL zarara uğradıkları, ayrıca davacıların traktör üzerinde ayrı ayrı 1.178,57 TL haklarının bulunduğu gerekçe gösterilerek; davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.329,67 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline dair verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 29.11.2010 gün ve 2010/14907 E. 19478 K. sayılı ilamı ile “…Davada, davacı taraf kendilerine ve davalıya tahsis edilen traktörü kullanamamasından kaynaklı zararını istemektedir. Bilirkişi tarafından traktörün değeri ve traktörün kullanımının getireceği kira bedelleri üzerinden hesaplama yapılmış, mahkeme tarafından da bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur. HUMK.’nun 74. maddesi gereğince, hâkim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlıdır. Talepten farklı şeye karar veremez. Öyle ise mahkemece yapılacak ilk iş, davacıların taleplerinin ne olduğunun ve uğradıkları zararın neye ilişkin olduğunun açıklattırılmasından ibaret olmalıdır. Bu durumun net bir şekilde saptanmasından sonra, bu talepler doğrultusunda, yapılacak yargılama neticesinde hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Kabule göre ise, zarar miktarı olarak traktörün bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece; aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda resen hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 2.804,40 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacı taraf lehine verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmuş ve mahkemece verilen bozma kararına uyulmuştur. Bu nedenle artık temyiz eden davalı tarafın; önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine bir hüküm verilemeyeceği gözetilmeksizin, mahkemece 2.804,40 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhe hüküm verme yasağı ilkesinin ihlal edilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.
Buna göre mahkemece yapılacak iş; bozma öncesinde traktörün kullanılamaması nedeniyle davacıların uğradığı zararın karşılığı olarak belirlenen 1.151,10 TL nin davalıdan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.