‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/2774 K.2012/8086

Esas No: 2012/2774 · Karar No: 2012/8086 · Karar Tarihi: 27.03.2012
Özet: (1) Davacı, davalı tarafından telefonla hakaret ve tehdit edildiğini iddia ederek 2.500 TL tutarındaki manevi tazminatın yasal faizi ve masraflarıyla birlikte ödenmesini talep etti; davalı ise bu iddiaları reddederek, kendisinin de tehdit edildiğini savundu. (2) Mahkeme, davacının hakaret ve tehdit iddialarını ispatlayamadığını ve gönderilen kısa mesajın tehdit unsuru taşımadığını belirterek davanın reddine karar verdi ve ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararını bozdu.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.500 TL manevi tazminatın yasal faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı dilekçesinde, davalının kendisine telefon ile hakaret ve tehdit ettiğini beyan ederek 2.500 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı savunmasında, iddiaları kabul etmediğini, aksine davacının kendisine telefon da hakaret ettiğini, ayrıca tehdit ettiğini, bunun üzerine davacıya kısa mesaj çekerek "Ben ... ortopedideyim, bu dediklerini yapacaksan oraya gel" dediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Medeni Kanun madde 6 gereğince, "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."Somut olayda ispat yükü davacıya ait olup, davacı taraf ispat yönünden tanık anlatımına dayanmış, ifadesine başvurulan tanığın dinlenilmesi neticesinde görgüye dayalı bir bilgisinin bulunmadığı, davacının, kendisine davalı tarafın telefon ile tehdit ve hakaretine maruz kaldığını söylediğini ifade etmiştir. Bunun dışında dosyada delil bulunmamaktadır. Her ne kadar celbedilen telefon kayıtlarında belirtilen tarihte taraflar arasında telefon görüşmelerinin yapıldığı sabit ise de, bu kayıtlar görüşme içeriklerine ilişkin bir bilgi vermemektedir. Bu durum karşısında davacı taraf, davalının hakaret ettiğini ispat edememiştir. Diğer yandan, davacı taraf davalının kısa mesaj yolu ile kendisini tehdit ettiğini iddia edip, davalının da buna karşılık olarak, " Ben ... Ortapedideyim bu dediklerini yapacaksan oraya gel" sözlerini söylediğini kabul ettiği görülmekte ise de gönderilen bu kısa mesaj içeriğinde tehdit unsuru bulunmayıp manevi tazminatı gerektirmeyeceğinden dolayı verilen kararda bir isabet bulunmamaktadır.

Öyle ise mahkemece, yukarıda izah edilen nedenler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?