Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Aile Hukuku
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/21083 K.2012/25822
Özet: Uyuşmazlık konusu, gayri resmi birliktelikten doğan müşterek iki çocuk için davacı tarafından talep edilen 300 TL iştirak nafakasıdır; mahkeme her çocuğa 150 TL olmak üzere toplamda 300 TL nafaka ödeyerek karar vermiştir. Mahkeme kararı, temyiz itirazı sonucu 13 Aralık 2012 tarihinde bozulmuş ve yeni bir karar için yeniden görülmeye karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; gayri resmi birliktelikten doğan müşterek iki çocuk için 300,00 TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, ödeme gücü bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, müşterek çocukların her ikisi için 150,00'şer TL nafaka tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hüküm, davanın tarafları hakkında verilir. Bu nedenle gerekçeli kararda tarafların isim ve soyadlarının yazılması yasal zorunluluktur (HUMK.388 ve HMK.297. md). Davada müşterek çocuklar ... ve ... için nafaka talep edildiği halde maddi hata sonucu ... ile ... için nafaka taktiri doğru görülmemiştir.
Ayrıca, müşterek çocuğa fiilen bakan anne ya da baba diğerinin masraflara katılmasını isteyebilir (TMK.md.329). Somut olayda, müşterek çocuk ... 'in dava açıldıktan sonra baba yanında yaşamaya başladığı araştırmada belirtilmesine ve davalı da cevabında bu hususu belirtemesine rağmen, bu husus üzerinde durulmadan süresiz nafaka taktiri doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.un geçici 3. maddesinde düzenlenen "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; gayri resmi birliktelikten doğan müşterek iki çocuk için 300,00 TL iştirak nafakası ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, ödeme gücü bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, müşterek çocukların her ikisi için 150,00'şer TL nafaka tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Hüküm, davanın tarafları hakkında verilir. Bu nedenle gerekçeli kararda tarafların isim ve soyadlarının yazılması yasal zorunluluktur (HUMK.388 ve HMK.297. md). Davada müşterek çocuklar ... ve ... için nafaka talep edildiği halde maddi hata sonucu ... ile ... için nafaka taktiri doğru görülmemiştir.
Ayrıca, müşterek çocuğa fiilen bakan anne ya da baba diğerinin masraflara katılmasını isteyebilir (TMK.md.329). Somut olayda, müşterek çocuk ... 'in dava açıldıktan sonra baba yanında yaşamaya başladığı araştırmada belirtilmesine ve davalı da cevabında bu hususu belirtemesine rağmen, bu husus üzerinde durulmadan süresiz nafaka taktiri doğru bulunmamıştır.
Bu itibarla 6100 Sayılı HMK.un geçici 3. maddesinde düzenlenen "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.