Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Aile Hukuku
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/20596 K.2012/25151
Özet: (1) Taraflar arasında evlilik dışı ilişkilerden doğan ortak çocuğa ilişkin nafaka miktarının artırılması ihtiyacı; (2) Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek aylık nafakayı 450 TL’ye çıkarıp her yıl TÜİK ÜFE oranında artışa tabi tutarak karar verdi.
MAHKEMESİ: AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; tarafların evlilik dışı ilişkilerinden ... isimli bir çocuklarının olduğunu, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2007/885 esas sayılı 12/09/2008 tarihinde kesinleşmiş kararı ile müşterek çocuğa aylık 250,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen süre içerisinde müşterek çocuğun giderlerinin arttığını, bu nedenle 600,00 TL ye çıkarılmasına, her yıl artış oranının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; miktarın çok fazla olduğunu, aylık 280.00.TL olarak belirlenmesi halinde ödeme yapabileceğini, bunun dışındaki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile nafakanın aylık 450,00 TL ye çıkarılmasına ve hükmün kesinleşme tarihi esas alınmak sureti ile her yıl TUİK tarafından belirlenecek olan ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davada aradan geçen zaman içinde gelişen ve tarafların ekonomik sosyal durumunu değiştiren özel olaylar, nedenler, gelir ve giderlerde olağan dışı artış olduğu iddia ve ispat edilmemiş, paranın değer kaybetmesi, çocuğun büyümesi nedeniyle nafaka artışı istenmiştir.
Somut olayda, davacı ev hanımı ise de 720,00 TL yetim maaşı almakta, 350,00 TL kira vermektedir. Davalının ise, bakmakla yükümlü olduğu eşi bulunmakta, 200,00 TL ev kirası vermekte, asgari ücretle çalışmaktadır. Maaşından başka geliri ve mal varlığı tespit edilememiştir. Gerçekleşen bu sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktarlar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK.un geçici 3. maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili; tarafların evlilik dışı ilişkilerinden ... isimli bir çocuklarının olduğunu, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2007/885 esas sayılı 12/09/2008 tarihinde kesinleşmiş kararı ile müşterek çocuğa aylık 250,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen süre içerisinde müşterek çocuğun giderlerinin arttığını, bu nedenle 600,00 TL ye çıkarılmasına, her yıl artış oranının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; miktarın çok fazla olduğunu, aylık 280.00.TL olarak belirlenmesi halinde ödeme yapabileceğini, bunun dışındaki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile nafakanın aylık 450,00 TL ye çıkarılmasına ve hükmün kesinleşme tarihi esas alınmak sureti ile her yıl TUİK tarafından belirlenecek olan ÜFE oranında artışa tabi tutulmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davada aradan geçen zaman içinde gelişen ve tarafların ekonomik sosyal durumunu değiştiren özel olaylar, nedenler, gelir ve giderlerde olağan dışı artış olduğu iddia ve ispat edilmemiş, paranın değer kaybetmesi, çocuğun büyümesi nedeniyle nafaka artışı istenmiştir.
Somut olayda, davacı ev hanımı ise de 720,00 TL yetim maaşı almakta, 350,00 TL kira vermektedir. Davalının ise, bakmakla yükümlü olduğu eşi bulunmakta, 200,00 TL ev kirası vermekte, asgari ücretle çalışmaktadır. Maaşından başka geliri ve mal varlığı tespit edilememiştir. Gerçekleşen bu sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktarlar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK.un geçici 3. maddesinde düzenlenen "Bölge adliye mahkemelerinin, 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmü gereğince HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.