Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/16061 K.2012/21996
Özet: Uyuşmazlık, davacılarla davalı arasında ortak malik olunan taşınmazdan dolayı ecrimisil talebi ve bu talebin intifadan men koşuluna bağlı olup olmadığıdır; mahkeme, intifadan men şartının yeminli delile dayanmayan tanık beyanıyla kanıtlanmadığını belirterek kararını bozdu. Kararın sonucunda, davalı tarafın ecrimisil talebi reddedildi ve temyiz harcı iade edildi.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 14.283,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 13.642,92 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacılar vekili; müvekkileri ile davalının müşterek malik bulunduğu taşınmazı davalının tek başına kullandığını ve davacılara hisselerine karşılık bir bedel ödemediğini iddia ederek; 5 yıl için 14.283,00 TL ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, intifadan men bulunmadığı, masrafları kendisinin karşıladığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paydaşlar, (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşların davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından intifadan men olgusu saptanmış ise de, tanığa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış yemin yaptırılmamıştır (HMK.md.258). Kaldı ki tanık beyanı soyut olup, tanık ...’de oturduğu halde, ...’deki taşınmaz için davacıların davalıdan hangi tarihte, nerede, nasıl pay talep ettiği somut olarak sorularak belirlenmemiştir (HMK.md.261/3). O nedenle yeminsiz ve yetersiz tanık beyanı ile intifadan men şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 14.283,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 13.642,92 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacılar vekili; müvekkileri ile davalının müşterek malik bulunduğu taşınmazı davalının tek başına kullandığını ve davacılara hisselerine karşılık bir bedel ödemediğini iddia ederek; 5 yıl için 14.283,00 TL ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, intifadan men bulunmadığı, masrafları kendisinin karşıladığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, intifadan men koşulunun gerçekleşdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paydaşlar, (kural olarak) intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşların davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından intifadan men olgusu saptanmış ise de, tanığa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış yemin yaptırılmamıştır (HMK.md.258). Kaldı ki tanık beyanı soyut olup, tanık ...’de oturduğu halde, ...’deki taşınmaz için davacıların davalıdan hangi tarihte, nerede, nasıl pay talep ettiği somut olarak sorularak belirlenmemiştir (HMK.md.261/3). O nedenle yeminsiz ve yetersiz tanık beyanı ile intifadan men şartının gerçekleştiğinin kabul edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.