Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/14775 K.2012/19613
Özet: (1) Davacı idarenin, davalıya yol ve tretuvara zarar verdiği gerekçesiyle 2.619,30 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte tahsilini talep ettiği uyuşmazlık; (2) Mahkeme, zamanaşımı süresinin dolduğunu kabul ederek davayı reddetti ve temyiz kararını bozarak yeniden inceleme yapma kararı verdi.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2619,30 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı İdare vekili dilekçesinde; davalının kazı çalışması sırasında yol ve tretuvara zarar verdiği ileri sürülerek 2 619,30 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davalının zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin, 20.10.2011 tarih ve 2011/11288-16033 sayılı kararı ile zamanaşımı def’i yönünden inceleme ve araştırma yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereği yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tazminat davalarındaki bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, kamu kurumlarında dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. (H.G.K. 25.06.2003 tarih ve 2003/4–422 E, 2003/439 K.). Mahkemece; davacı idarenin emir vermeye yetkili makamının iş bu davanın açılması için vermiş olduğu olur tarihinin araştırılarak zamanaşımı itirazı yönünden değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde inceleme yapılmaksızın olay tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 2619,30 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı İdare vekili dilekçesinde; davalının kazı çalışması sırasında yol ve tretuvara zarar verdiği ileri sürülerek 2 619,30 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde, davanın zamanaşımı ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davalının zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin, 20.10.2011 tarih ve 2011/11288-16033 sayılı kararı ile zamanaşımı def’i yönünden inceleme ve araştırma yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş olup, mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gereği yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Tazminat davalarındaki bir yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı, kamu kurumlarında dava açılmasına emir vermeye yetkili makamın öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. (H.G.K. 25.06.2003 tarih ve 2003/4–422 E, 2003/439 K.). Mahkemece; davacı idarenin emir vermeye yetkili makamının iş bu davanın açılması için vermiş olduğu olur tarihinin araştırılarak zamanaşımı itirazı yönünden değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde inceleme yapılmaksızın olay tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.