‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Borçlar Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/245 K.2011/4261

Esas No: 2011/245 · Karar No: 2011/4261 · Karar Tarihi: 17.03.2011
Özet: Uyuşmazlık, davacının su aboneliği nedeniyle 1.869,44 TL asıl alacak ve 10.912,10 TL gecikme cezası talebidir; mahkeme, abone kaydının davalıya ait olduğunu ve dairenin satışı sonrası kullanım hakkının olmadığını belirterek her iki davalıyı reddetti. Temyizde ise mahkeme, kararın hukuki hatalar içerdiğini kabul ederek hükmü bozdu ve yeni bir karar için dosyayı yeniden inceleme emredildi.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.869,44 lira asıl alacak, 10.912,10 TL gecikme cezasının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalılardan ...'in abonelik kaydı bulunan ve davalı MHP Kadıköy İlçi Teşkilatının fiili kullanıcı olduğu adreste kullanılan suyun bedelinin ödenmediğini beyanla 1.869,44 TL asıl alacak ve 10.912,10 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 12.783,84 lira alacağın her iki davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, dava konusu adresteki 9 nolu dairenin, su abonesi olan davalı ... tarafından 1986 yılında satıldığı, o tarihten itibaren Mualla'nın tasarrufu bulunmadığı gerekçesiyle, diğer davalı MHP İlçe Teşkilatı yönünden ise, dairenin onlar tarafından kullanıldığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın her iki davalı yönünden de reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyada mevcut abone dosyası incelendiğinde; davaya dayanak olan abone kaydının davalı ... adına yapılmış, Söğütlüçeşme Sokağı; 249/ Daire 9 sayılı mesken niteliğindeki yere ait olduğu, aboneliğin devredildiğine dair bilgi ve belge bulunulmadığı, yani tüketici konumunda olan kişinin, abone olan davalı ... olduğu, diğer davalının ise bu aboneliğe binaen kulanıcı olduğunun iddia edildiği anlaşılmaktadır.

Görülmekte olan davada davacı ile davalı ... arasında 4077 sayılı yasa kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğunun anlaşılmasına ve davalının abone sözleşmesine dayalı sorumluluğuna ve diğer davalının da aboneliğe binaen suyu kullanıyor olmasına (kaçak kullanım iddiası bulunmadığından) göre, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması için dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenmiş olması ... görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?