Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Gayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/20890 K.2012/5076
Özet: (1) Birden çok parselde kurulu taşınmazda kat maliki kurulunun iptali ve defter‑belge teslimi talebiyle ilgili kat mülkiyeti kanununa aykırılık iddiası. (2) Mahkeme, asıl davayı reddederek Sulh Hukuk Mahkemesi yerine Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek kararını bozdu ve temyiz harcının iadesini emrederek hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Kanununa aykırılığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşılık davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, birden çok parselde kurulu bulunan taşınmazda kat malikleri kurul kararının iptali ile, defter ve belgelerin yeni yönetime teslimine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 33. ve ek 1. maddeleri hükümlerine göre kat mülkiyetinden doğan her türlü anlaşmazlık, müddeabihin miktar ve değerine bakılmaksızın Sulh Mahkemelerinde çözümlenir. Sulh Mahkemesinin bu davaya bakabilmesi için tek parsel üzerindeki ana gayrimenkulde kat mülkiyeti kurulmuş olması ya da Kat Mülkiyeti Kanunun 17. maddesi son fıkrasındaki koşulları gerçekleşmiş kat irtifakı kurulmuş olması gerekir.
Bu koşullar oluşmadığı takdirde genel hükümler uyarınca müddeabihin miktarına göre görevli mahkeme belirlenir. Bundan ayrı; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü dava sonuçlanıncaya kadar re'sen nazara alınması gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmaz birden çok parselde kurulu olup, dava konusu uyuşmazlıkta, değeri para ile ölçülemeyen bir uyuşmazlık olduğundan dolayı, mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde Kat Mülkiyeti Kanununa aykırılığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddi, karşılık davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, birden çok parselde kurulu bulunan taşınmazda kat malikleri kurul kararının iptali ile, defter ve belgelerin yeni yönetime teslimine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, karşılık davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Kanununun 33. ve ek 1. maddeleri hükümlerine göre kat mülkiyetinden doğan her türlü anlaşmazlık, müddeabihin miktar ve değerine bakılmaksızın Sulh Mahkemelerinde çözümlenir. Sulh Mahkemesinin bu davaya bakabilmesi için tek parsel üzerindeki ana gayrimenkulde kat mülkiyeti kurulmuş olması ya da Kat Mülkiyeti Kanunun 17. maddesi son fıkrasındaki koşulları gerçekleşmiş kat irtifakı kurulmuş olması gerekir.
Bu koşullar oluşmadığı takdirde genel hükümler uyarınca müddeabihin miktarına göre görevli mahkeme belirlenir. Bundan ayrı; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan ötürü dava sonuçlanıncaya kadar re'sen nazara alınması gerekir. Somut olayda, dava konusu taşınmaz birden çok parselde kurulu olup, dava konusu uyuşmazlıkta, değeri para ile ölçülemeyen bir uyuşmazlık olduğundan dolayı, mahkemece davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esası hakkında bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.