Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Bankacılık ve Finans Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/20228 K.2012/2808
Özet: Yargıtay, 3. Hukuk Dairesi, 2011/20228 E., 2012/2808 K. kararında, 7.494,85 TL alacak talebinin kabulüne karar verilen Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kısa ve gerekçeli kararları arasındaki çelişki nedeniyle, tereddütlü kararın bozulmasına hükmeder.
MAHKEMESİ: SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.494.85 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde 2022 Sayılı Kanun gereğince davalıya 01.06.2008-Son.09.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen 4.996.57 TL'nin %50 fazlası ile birlikte toplam 7.494,85 TL olarak tahsilini talep etmiş, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, kısa kararda, “davanın kısmen kabulüne” karar verildiği halde, gerekçeli kararda “davanın kabulüne” karar verilmiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.10.04.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava dilekçesinde 7.494.85 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde 2022 Sayılı Kanun gereğince davalıya 01.06.2008-Son.09.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen 4.996.57 TL'nin %50 fazlası ile birlikte toplam 7.494,85 TL olarak tahsilini talep etmiş, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Mahkemece, kısa kararda, “davanın kısmen kabulüne” karar verildiği halde, gerekçeli kararda “davanın kabulüne” karar verilmiştir. Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.10.04.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır. Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.