‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Aile Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/176 K.2011/1789

Esas No: 2011/176 · Karar No: 2011/1789 · Karar Tarihi: 14.02.2011
Özet: (1) Tarafların 2008’de boşanmasının ardından davalı lehine verilen aylık 160 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması ve şahsi ilişkinin iptali talebi üzerine yapılan dava. (2) Mahkeme, yoksulluk nafakasını tamamen kaldırmaya karar verirken şahsi ilişkiyi iptal etme isteğini reddeder; karar temyizle bozularak yeni bir hüküm bekletilir.
MAHKEMESİ: ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Dava dilekçesinde; tarafların 2008 yılında boşandıkları, davalı lehine aylık 160 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, ancak davacının maddi durumunun iyi olmadığı, kendisinin ve çocuklarının geçimini sağlayamadığı, davalının ise SSK'lı olarak bir işyerinde çalıştığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek yoksulluk nafakasının kaldırılması ile birlikte davalının müşterek çocuklarla olan şahsi ilişkisinin de iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Mahkemece yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, şahsi ilişkinin iptali isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm nafakanın kaldırılmasına yönelik olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 176/3. maddesinde yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla nafakanın kaldırılacağı, 176/4. maddesinde ise tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde irad biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılması yada azaltılmasına karar verilebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddede yoksulluğun hukuksal kavramı tanımlanmamış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 2-656 E-688 K. sayılı kararında yeme, giyinme, barınma, sağlık ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulunun Yerleşik kararlarında "Asgari Ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluk nafakası bağlanmasını imkansız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi, yoksulluğu ortadan kaldıracak bir gelir seviyesi olarakda kabul edilmemektedir (HGK 07.10.1998 gün 1998/2-656 E.688 K., HGK 28.02.2007 gün ve 2007/3-84 E.-95 K. sayılı kararları).

Somut olayda, davalı lehine aylık 160 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır. Günümüz ekonomik koşullarına göre davalının aldığı nafaka ile geçinmesi mümkün değildir, işe girip çalışması zorunluluk arzetmektedir. Ancak, elde ettiği asgari ücret onu yoksulluktan kurtaracak seviyede olmasa da mali durumunun olumlu yönde değiştirdiği de açıktır. Bu durumda asgari ücret seviyesindeki gelirin yoksulluğu tümden kaldırmadığı, ancak nafakada hakkaniyete uygun bir miktarda indirimi gerektirdiği düşünülerek, indirim ile yetinilmesi gerekirken nafakanın tümden kaldırılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?