Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/2017 K.2024/7984
Özet: (1) Sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet kararı verildikten sonra istinaf başvurusu, 5271 sayılı kanun gereği esastan reddedildi; (2) Yargıtay, tazminat talebini göz önünde bulundurarak istinaf kararını esastan reddederek mahkumiyet kararı onayladı.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3342 E., 2020/134 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/537 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3342 Esas, 2020/134 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanık hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına ya da etkin pişmanlık kapsamında en üst hatten TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Aleyhe ifade veren tanıkların sanığın yokluğunda talimatla dinlenmiş olmasının adil yargılama hakkına ve CMK'nın 210/1 inci maddesine aykırı olduğuna, savunma tanıklarının dinlenmediğine,
3.TCK'nın 30 uncu maddenin değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilirken TCK'nın 314/2 nci maddesine göre temel ceza 5 yıl olarak tayin olunup, 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlendikten sonra, TCK'nın 221/4-son maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis ve TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 indirim yapılmak suretiyle hapis cezasının 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 yıl 13 ay olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz yasa yoluna başvuru olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3342 Esas, 2020/134 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/3342 E., 2020/134 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/261 Esas, 2018/537 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3342 Esas, 2020/134 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile o yer cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Sanık hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına ya da etkin pişmanlık kapsamında en üst hatten TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiğine,
2. Aleyhe ifade veren tanıkların sanığın yokluğunda talimatla dinlenmiş olmasının adil yargılama hakkına ve CMK'nın 210/1 inci maddesine aykırı olduğuna, savunma tanıklarının dinlenmediğine,
3.TCK'nın 30 uncu maddenin değerlendirilmesi gerektiğine,
4. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilirken TCK'nın 314/2 nci maddesine göre temel ceza 5 yıl olarak tayin olunup, 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası belirlendikten sonra, TCK'nın 221/4-son maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak 2 yıl 6 ay hapis ve TCK'nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 indirim yapılmak suretiyle hapis cezasının 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 yıl 13 ay olarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz yasa yoluna başvuru olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3342 Esas, 2020/134 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2024 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.