Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/16182 K.2023/899
Özet: Uyuşmazlık, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis, hak yoksunlukları ve mahsuba karar verilen 2018/182 tasdiki kararının istinafında; B. Bölge Adliye Mahkemesi 2018/1885 kararında, 5271 sayılı Kanun’un 280 incin birinci fıkrası uyarınca esastan reddi. Mahkeme, sanığın istinaf bildirimine verilen reddi esastan geçersiz bulmadı ve hükmün esastan reddiyle birlikte onanmasını kabul etti.
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1885 E, 2019/197 K
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 2. Ağır ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarih ve 2018/182 Esas, 2018/310 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 3- 5/1, 5237 sayılı Kanun 62/1, 53/ 1, 2, 3, 58/9, 58/6, 7, 8, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 26.02.2019 tarihli ve 2018/1885 Esas, 2019/197 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.10.2021 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, Bank ... hesap hareketlerinin sanığın eşi tarafından yapıldığına, sanığım telefonunun eşi tarafından kullanıldığına, dosyada bylock tespit değerlendirme tutanağı bulunmadığına dolayısıyla eksik araştırma yapıldığına dairdir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
"Sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve örgüt başının talimat tarihlerine paralel hayatın olağan akışına aykırı Bank ... hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın sanığın inkara yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek dijital inceleme raporunun beklenilmesinin mevcut delil durumu da dikkate alındığında dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla dijital materyal inceleme sonucunun beklenilmesinden vazgeçilerek sanığın sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusu önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kastının ağırlığı, güttüğü amaç, eyleminin yoğunluğu gibi hususlar nazara alındığında alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde sayılan terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeni ile verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, sanığın duruşmadaki hal ve tavırları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.nun 62. maddesi uygulanmasına" karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut olayda dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra değerlendirilme yapılması,
UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6, 7, 8 inci maddesinin de yazılması, sonucu sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 26.02.2019 tarih ve 2018/1885 Esas, 2019/197 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/1885 E, 2019/197 K
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 2. Ağır ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarih ve 2018/182 Esas, 2018/310 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un (3173 sayılı kanun) 3- 5/1, 5237 sayılı Kanun 62/1, 53/ 1, 2, 3, 58/9, 58/6, 7, 8, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 26.02.2019 tarihli ve 2018/1885 Esas, 2019/197 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.10.2021 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, Bank ... hesap hareketlerinin sanığın eşi tarafından yapıldığına, sanığım telefonunun eşi tarafından kullanıldığına, dosyada bylock tespit değerlendirme tutanağı bulunmadığına dolayısıyla eksik araştırma yapıldığına dairdir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
"Sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ve örgüt başının talimat tarihlerine paralel hayatın olağan akışına aykırı Bank ... hesap hareketlerine ilişkin bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın sanığın inkara yönelik savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek dijital inceleme raporunun beklenilmesinin mevcut delil durumu da dikkate alındığında dosyaya bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla dijital materyal inceleme sonucunun beklenilmesinden vazgeçilerek sanığın sübut bulan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusu önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, failin kastının ağırlığı, güttüğü amaç, eyleminin yoğunluğu gibi hususlar nazara alındığında alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın 3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde sayılan terör suçu ile cezalandırılmış olması nedeni ile verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, sanığın duruşmadaki hal ve tavırları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK.nun 62. maddesi uygulanmasına" karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut olayda dosyada sanığın ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan ve sanığın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra değerlendirilme yapılması,
UYAP veri havuzunda sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirilip duruşmada sanık ve müdafiine okunarak, gerekirse tanık olarak dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6, 7, 8 inci maddesinin de yazılması, sonucu sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi 26.02.2019 tarih ve 2018/1885 Esas, 2019/197 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.