Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/13880 K.2023/1237
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 3 yıl 3 ay 10 günde hapis cezası ve hak yoksunluklarına ilişkin ilk derece kararına ilişkin istinaf ve temyiz başvurusuyla ilgilidir. (2) Mahkeme, istinaf başvurusunu esastan reddederek, temyiz başvurusunu ise kabul ederek hüküm, Tebliğname ile aynı ağırlıkta hükmün onanmasını temyiz incelemesiyle onaylamıştır.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/573 E., 2019/630 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/287 Esas, 2019/19 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 ... ve 2019/573 Esas, 2019/630 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; mahkemenin hukuka aykırı teşekkül ettiğine, hükmün gerekçe içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sohbet toplantılarına dini amaçlarla katıldığına ilişkin beyanlarının etkin pişmanlık amacıyla olmayıp yalnızca samimi beyanlar olduğuna, etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi olmamasına rağmen mahkemece yanlış anlaşıldığına, geziye katılmasının ve Bank ... hesabı açmasının örgüt talimatıyla ilgisi olmadığına ve HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyetine yeterli olmayacağına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkındaki beyanlar ve bu beyanları destekler nitelikte HTS kayıtlarına göre örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olup sanığın da içinde bulunduğu mütevelli heyetinin sorumluluğunu yapan ve M.B. adına kayıtlı gsm hattını kullanan Selim kod adlı S.K. ile 17.05.2014 - 09.11.2015 tarihleri arasında 147 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan S. Ş. ile 18.04.2016-04.07.2016 tarihleri arasında 4 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan S. D. ile 12.10.2013-31.05.2014 tarihleri arasında 3 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan İ. T. ile 07.04.2015-18.06.2015 tarihleri arasında 5 defa, sanığın da içinde bulunduğu grupta yer alan S. Ç., Y. A., M. A. S., H. D., S..D. ile görüşme kayıtlarının bulunmasından sabit olduğu üzere sanığın örgütün Karaman yapılanması içerisinde il mütevelli heyetinde yer aldığı, bu faaliyeti kapsamında bölgecilere bağlı olarak onların sorumluluğunda hareket ettiği, örgüt talimatı doğrultusunda aralarında dosyaya yansıyan bir husumet bulunmayan tanık A.D.'nin istikrarlı beyanlarından sabit olduğu üzere örgüte himmet adı altında para topladığı ve kendisinin de örgüte himmet adı altında para verdiği, örgütün sohbet toplantılarına 15 Temmuz darbe girişiminden üç ay öncesine kadar aktif olarak katıldığı ve evinde de sohbet toplantıları yapıldığı, İstanbul İl Dernekler Müdürlüğünden temin edilen bilgiler incelendiğinde sanığın kendi kullanımında olan telefon hattından mesaj atmak sureti ile 2011, 2012, 2014 yılları içerisinde örgüte ait Kimse Yok Mu Derneğine çok sayıda bağış yaptığı, yine örgüte ait Kimse Yok Mu Derneğine Bank Asyada bulunan hesabı üzerinden de bağış yaptığının anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin yıllık değerlendirmelerinin yapılması amacıyla 2014 yılı Aralık ayında Kızılcahamam İlçesi'nde bulunan ... Termal Otelde örgüt faaliyeti kapsamında yapılan toplantıya katıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından örgüt üyelerine verilen Bank Asyada kendisinin, eş ve çocuklarının üzerine hesap açılması ve bu hesaplara para yatırılması talimatı üzerine ayrıntısı yukarıda belirtildiği üzere Bank Asyada katılım hesapları açtırdığı ve bu hesaplara örgüt talimatı doğrultusunda para yatırdığı, sanığın hakkındaki beyanlardan ve dosya içerisindeki belgelerden sabit olduğu üzere örgüte ait Özel Karaman Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin 2015 yılında hissesini aldığı ve bu tarihten sonra söz konusu şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, sanığın savunmasından ve sanığa ait SGK kayıtlarından sabit olduğu üzere 1992-1998 yılları arasında Sabah Dershanesinde öğretmenlik yaptığı, örgüt üyeleri ile birlikte 2015 yılında yurt dışı gezisine katıldığı, sanığın örgüt talimatı doğrultusunda örgüte ait yazılı ve basılı kaynaklardan olan Zaman Gazetesine abone olduğu, sanığın evinde yapılan aramada örgüte ve örgütün yayın evine ait kitaplar ele geçirildiği, sanığa ait soruşturma aşamasında ele geçirilen dijital materyal inceleme raporlarına göre sanığın elinde Zaman Gazetesini gösterir şekilde fotoğraflarının olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın eylemlerinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösterdiği anlaşılmış olup terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varıldığından ve örgütteki konumu, örgüte bağlılığının yoğunluğu ve eylemlerinin çeşitliliği dikkate alınarak teşdiden cezalandırılarak mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. Etkin pişmanlık yönünden incelenmesinde ise; sanığın örgütün sohbet toplantılarına katılan kişilerin isimlerini verdiği, yine bu sohbetlerde sohbet hocalığı yapan kişi hakkında bilgi verdiği, sohbetlerde mütevelli olarak bildiği kişileri belirttiği, örgütün organize ettiği yurt dışı gezisine kiminle gittiğini söylediği, bu haliyle etkin pişmanlıkta bulunduğu kanaatine varılmış, sanığın verdiği bilgilerin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında verilen cezasında TCK'nın 221/4 maddesinin 2 nci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılması yoluna gidilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, iltisaklı kurum ortağı olan, örgütün operasyonel eylemlerine başladıktan sonraki dönemde sohbet toplantılarına katıldığı ve Karaman ili mütevelli heyeti üyelerinden olduğu yönünde hakkında tanık beyanları bulunan sanığın düzenlenen sohbet toplantılarına katılarak himmet verdiği yönündeki beyanları ile mütevelli toplantılarına katılan kişilere ilişkin tespitler yaptığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak;
1- TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi,
işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 ... ve 2019/573 Esas, 2019/630 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, CMK'nın 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/573 E., 2019/630 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/287 Esas, 2019/19 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5327 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi ve aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 ... ve 2019/573 Esas, 2019/630 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; mahkemenin hukuka aykırı teşekkül ettiğine, hükmün gerekçe içermediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, sohbet toplantılarına dini amaçlarla katıldığına ilişkin beyanlarının etkin pişmanlık amacıyla olmayıp yalnızca samimi beyanlar olduğuna, etkin pişmanlıktan yararlanma iradesi olmamasına rağmen mahkemece yanlış anlaşıldığına, geziye katılmasının ve Bank ... hesabı açmasının örgüt talimatıyla ilgisi olmadığına ve HTS kayıtlarının tek başına mahkumiyetine yeterli olmayacağına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkındaki beyanlar ve bu beyanları destekler nitelikte HTS kayıtlarına göre örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olup sanığın da içinde bulunduğu mütevelli heyetinin sorumluluğunu yapan ve M.B. adına kayıtlı gsm hattını kullanan Selim kod adlı S.K. ile 17.05.2014 - 09.11.2015 tarihleri arasında 147 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan S. Ş. ile 18.04.2016-04.07.2016 tarihleri arasında 4 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan S. D. ile 12.10.2013-31.05.2014 tarihleri arasında 3 defa, örgütün Karaman yapılanması içerisinde büyük bölgeci olan İ. T. ile 07.04.2015-18.06.2015 tarihleri arasında 5 defa, sanığın da içinde bulunduğu grupta yer alan S. Ç., Y. A., M. A. S., H. D., S..D. ile görüşme kayıtlarının bulunmasından sabit olduğu üzere sanığın örgütün Karaman yapılanması içerisinde il mütevelli heyetinde yer aldığı, bu faaliyeti kapsamında bölgecilere bağlı olarak onların sorumluluğunda hareket ettiği, örgüt talimatı doğrultusunda aralarında dosyaya yansıyan bir husumet bulunmayan tanık A.D.'nin istikrarlı beyanlarından sabit olduğu üzere örgüte himmet adı altında para topladığı ve kendisinin de örgüte himmet adı altında para verdiği, örgütün sohbet toplantılarına 15 Temmuz darbe girişiminden üç ay öncesine kadar aktif olarak katıldığı ve evinde de sohbet toplantıları yapıldığı, İstanbul İl Dernekler Müdürlüğünden temin edilen bilgiler incelendiğinde sanığın kendi kullanımında olan telefon hattından mesaj atmak sureti ile 2011, 2012, 2014 yılları içerisinde örgüte ait Kimse Yok Mu Derneğine çok sayıda bağış yaptığı, yine örgüte ait Kimse Yok Mu Derneğine Bank Asyada bulunan hesabı üzerinden de bağış yaptığının anlaşıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin yıllık değerlendirmelerinin yapılması amacıyla 2014 yılı Aralık ayında Kızılcahamam İlçesi'nde bulunan ... Termal Otelde örgüt faaliyeti kapsamında yapılan toplantıya katıldığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından örgüt üyelerine verilen Bank Asyada kendisinin, eş ve çocuklarının üzerine hesap açılması ve bu hesaplara para yatırılması talimatı üzerine ayrıntısı yukarıda belirtildiği üzere Bank Asyada katılım hesapları açtırdığı ve bu hesaplara örgüt talimatı doğrultusunda para yatırdığı, sanığın hakkındaki beyanlardan ve dosya içerisindeki belgelerden sabit olduğu üzere örgüte ait Özel Karaman Sabah Eğitim Hizmetleri A.Ş'nin 2015 yılında hissesini aldığı ve bu tarihten sonra söz konusu şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, sanığın savunmasından ve sanığa ait SGK kayıtlarından sabit olduğu üzere 1992-1998 yılları arasında Sabah Dershanesinde öğretmenlik yaptığı, örgüt üyeleri ile birlikte 2015 yılında yurt dışı gezisine katıldığı, sanığın örgüt talimatı doğrultusunda örgüte ait yazılı ve basılı kaynaklardan olan Zaman Gazetesine abone olduğu, sanığın evinde yapılan aramada örgüte ve örgütün yayın evine ait kitaplar ele geçirildiği, sanığa ait soruşturma aşamasında ele geçirilen dijital materyal inceleme raporlarına göre sanığın elinde Zaman Gazetesini gösterir şekilde fotoğraflarının olduğunun tespit edildiği, böylece sanığın eylemlerinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik gösterdiği anlaşılmış olup terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varıldığından ve örgütteki konumu, örgüte bağlılığının yoğunluğu ve eylemlerinin çeşitliliği dikkate alınarak teşdiden cezalandırılarak mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur. Etkin pişmanlık yönünden incelenmesinde ise; sanığın örgütün sohbet toplantılarına katılan kişilerin isimlerini verdiği, yine bu sohbetlerde sohbet hocalığı yapan kişi hakkında bilgi verdiği, sohbetlerde mütevelli olarak bildiği kişileri belirttiği, örgütün organize ettiği yurt dışı gezisine kiminle gittiğini söylediği, bu haliyle etkin pişmanlıkta bulunduğu kanaatine varılmış, sanığın verdiği bilgilerin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında verilen cezasında TCK'nın 221/4 maddesinin 2 nci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılması yoluna gidilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, iltisaklı kurum ortağı olan, örgütün operasyonel eylemlerine başladıktan sonraki dönemde sohbet toplantılarına katıldığı ve Karaman ili mütevelli heyeti üyelerinden olduğu yönünde hakkında tanık beyanları bulunan sanığın düzenlenen sohbet toplantılarına katılarak himmet verdiği yönündeki beyanları ile mütevelli toplantılarına katılan kişilere ilişkin tespitler yaptığı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediği, ancak;
1- TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi,
işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütüne üye olma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar).
5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, üst sınırdan indirim yapılması gerekirken fazla ceza tayini hükmedilmesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.04.2019 ... ve 2019/573 Esas, 2019/630 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, CMK'nın 307/5 maddesi gereğince sonuç ceza yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.