Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/9346 K.2019/4031
Özet: 1) Uyuşmazlık, 18 yaşından küçük, sınırlı savunma hakkı olmayan bir çocukla ilgili hapis cezasının öngörülen çocuk koruma hükümlerine uygun olarak değerlendirilip değerlendirilmediği üzerine. 2) Mahkeme, çocuğun haksız tahrik (5237 sayılı TCK) ve çocuk koruma kanunlarının (5395 sayılı Kanun) ilgili maddelerinin uygulanmadığını tespit ederek kararını bozdu ve cezayı uygun yasal düzenlemelere dönüştürmek için yeniden değerlendirmeyi ilan etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Taraflar arasında karşılıklı yaralama öncesi tartışmanın yaşandığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan ve doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar ... ve... beyanlarına başvurularak, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durulduktan sonra, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
2) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin değerlendirilmemesi,
3) Suç tarihinde 15 - 18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiin bir sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Taraflar arasında karşılıklı yaralama öncesi tartışmanın yaşandığı olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, soruşturma aşamasında beyanlarına başvurulan ve doğrudan görgüye dayalı bilgi sahibi oldukları anlaşılan tanıklar ... ve... beyanlarına başvurularak, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durulduktan sonra, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
2) Suça sürüklenen çocuğun fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmadığı ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar olduğu anlaşılmakla, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK'nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK'nin 50/1. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin değerlendirilmemesi,
3) Suç tarihinde 15 - 18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 27.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.