‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/9282 K.2019/9612

Esas No: 2018/9282 · Karar No: 2019/9612 · Karar Tarihi: 06.05.2019
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetinin tebliği, ceza tayini ve artırımın yasa hatalı olarak uygulanması konusunda temyiz talebine ilişkin; Mahkeme, tebliğin usule uygun olmadığını, ceza tayini ve artırımda kanun hatası olduğunu ve sanığın haklarının korunması gerektiğini kabul ederek kararını bozdu ve yeniden inceleme emredildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ayrıntıları CGK'nin 17.01.2017 tarih ve 2015/15-536 esas 2017/14 sayılı kararında açıklandığı üzere; ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın yokluğunda verilen kararın CMK'nin 35/3. maddesindeki “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmüne uygun şekilde tebliğinin yapılması gerektiği halde; hükümlü sanığa kararın bir suretinin “yazının bir suretini elden teslim almak/okumak suretiyle tebellüğ ettim” demek suretiyle yapılan tebligat usulüne uygun olmadığından; sanık müdafiinin öğrenme üzerine temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamenin redde yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi neticesinde mağdurun adli raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte yaralandığının bildirildiği halde; sanığın temel hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi yerine aynı Kanun'un 86/2. maddesine göre belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanığın cezasından silah nedeniyle artırım yapılırken uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesi yerine aynı Kanun'un 86/3-a maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
3) Sanığın mağdurun da kendisine küfür ettiğini savunması karşısında; CGK'nin 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin araştırılması, bu hususun tespit edilememesi durumunda da sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 06.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?