Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/6932 K.2019/2429
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, mahkumiyet kararıyla sanığın hapis cezasını 2 yıl 6 ay olarak belirledi, 5237 sayılı TCK'ye göre 87/1‑c ve 86/1, 86/3 maddelerinin uygulanmasında hata olduğunu kabul ederek kararını 6723 sayılı Kanun ve CMUK hükümleriyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Dairemizin istikrarlı içtihatlarına göre katılanın yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 ay süre geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesi gerekirken, olaydan 4 ay 25 gün sonra 21.05.2015 tarihli ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/1-c-son maddesi uyarınca hapis cezasının 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca hükmolunan "1 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden, TCK'nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapıldığında cezanın "2 yıl 12 ay" yerine "2 yıl 6 ay" olarak belirlenmesi,
4) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 07.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Dairemizin istikrarlı içtihatlarına göre katılanın yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 ay süre geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesi gerekirken, olaydan 4 ay 25 gün sonra 21.05.2015 tarihli ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nin 87/1-c-son maddesi uyarınca hapis cezasının 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca hükmolunan "1 yıl 6 ay" hapis cezası üzerinden, TCK'nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırım yapıldığında cezanın "2 yıl 12 ay" yerine "2 yıl 6 ay" olarak belirlenmesi,
4) 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesi gereğince hak yoksunları uygulanırken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas - 2015/85 Kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 07.02.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.