Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/5726 K.2018/19218
Özet: Uyuşmazlık, 18 yaşından küçük bir çocuğun suça sürüklenmesi ve ilgili yasal prosedürlerin (kapalı duruşma, sosyal inceleme raporu ve hapis cezasının uygun yasal sınırlara göre dönüştürülmesi) uygulanmaması üzerinden yükselmiştir. Mahkeme, bu eksiklikleri ve hukuki hataları dikkate alarak temyiz kararını bozarak çocuğu hapis cezası yerine sürüngen hükümlerle cezalandırmayı kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurmadığı halde, 01.06.2015, 16.01.2015, 03.02.2015 tarihli duruşmaların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden, açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 185/1. maddesine muhalefet edilmesinin ve yine suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş aralığında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz inceleme tarihi itibariyle 20 yaşında olması ve yaşı itibariyle eksiklikliğin telafisinin imkansız bulunduğu anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2) Tarafların olaya ilişkin anlatımlarının farklı olması ve olayda tarafsız tanığın bulunmaması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 2002/367 Karar sayılı ilamı gözetilerek, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususunun tespit edilememesi nedeniyle, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
-1-
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK: ...
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk 18 yaşını doldurmadığı halde, 01.06.2015, 16.01.2015, 03.02.2015 tarihli duruşmaların kapalı yapılması gerektiği gözetilmeden, açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 185/1. maddesine muhalefet edilmesinin ve yine suç tarihi itibarıyla suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş aralığında bulunduğu, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35/1-3 maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılması, sosyal inceleme yaptırılmaması halinde ise bunun gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz inceleme tarihi itibariyle 20 yaşında olması ve yaşı itibariyle eksiklikliğin telafisinin imkansız bulunduğu anlaşıldığından bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve daha önceden hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nin 50/3. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 50/1. maddesindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2) Tarafların olaya ilişkin anlatımlarının farklı olması ve olayda tarafsız tanığın bulunmaması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 2002/367 Karar sayılı ilamı gözetilerek, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı hususunun tespit edilememesi nedeniyle, sanık hakkında TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
-1-
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.