Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/4088 K.2018/19492
Özet: Mahkeme, TCK 86/2 ve 106/2 maddeleri kapsamında basit yaralama ve silahla tehdit suçlarından sanığı suçlu buldu ve 5271 sayılı CMK’ye göre basit yaralama suçunun uzlaşma kapsamına girmediğini belirledi; ancak silahla tehdit suçunun beraat edilmesi sebebiyle basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiğini kabul ederek, uzlaştırma girişiminin başarısız olması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğini hükmüyle onayladı. (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın basit yaralama ve silahla tehdit suçlarından suçlu bulunması; (2) Mahkemenin sonucu: Sanığın mahkum edilmesi ve basit yaralama suçunun
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında TCK'nin 86/2. maddesi gereğince basit yaralama ve TCK'nin 106/2-a maddesi gereğince silahla tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, silahla tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince, basit yaralama suçunun silahla tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığın üzerine atılı yaralama suçunun da uzlaşma kapsamında bulunmadığı kabul edilerek aşamalarda taraflara uzlaşmak isteyip istemediklerinin sorulmadığı anlaşılmış ise de; sanığın silahla tehdit suçundan beraat ettiği, bu nedenle CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında TCK'nin 86/2. maddesi gereğince basit yaralama ve TCK'nin 106/2-a maddesi gereğince silahla tehdit suçlarından kamu davası açıldığı, silahla tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması, 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince, basit yaralama suçunun silahla tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle, sanığın üzerine atılı yaralama suçunun da uzlaşma kapsamında bulunmadığı kabul edilerek aşamalarda taraflara uzlaşmak isteyip istemediklerinin sorulmadığı anlaşılmış ise de; sanığın silahla tehdit suçundan beraat ettiği, bu nedenle CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.12.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.