Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/2602 K.2018/17990
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı TCK’ye göre uyuşturucu madde ile ilgili suçtan mahkum edilmesi ve bu mahkumiyetin temyiz edilebilmesi konusunu içeriyor. Mahkeme, değişik kanuni düzenlemeler ve Anayasa mahkemesi kararları ışığında mahkumiyetin bozulmasına karar vererek hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık ...'in tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin 5237 sayılı TCK'nin 191/1 maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçuna ilişkin bulunduğu ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı sorulup, uyarlama yapılmış ise uyarlama sonrası verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Müştekinin yanında bulunan tanık ...’nin beyanına göre sanığın, bir akrabasına borcu olan müştekiye parayı ne zaman göndereceğini sorduğu, müştekinin “parayı yedim, parayı vermem, delikanlıysanız alın” demesi üzerine arbede çıktığı ve sanığın müştekiyi yaraladığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238, 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi durumunda sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanık ...'in tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin 5237 sayılı TCK'nin 191/1 maddesinde düzenlenen "kullanmak için uyuşturucu madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak" suçuna ilişkin bulunduğu ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine 5237 sayılı TCK'nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı sorulup, uyarlama yapılmış ise uyarlama sonrası verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2) Müştekinin yanında bulunan tanık ...’nin beyanına göre sanığın, bir akrabasına borcu olan müştekiye parayı ne zaman göndereceğini sorduğu, müştekinin “parayı yedim, parayı vermem, delikanlıysanız alın” demesi üzerine arbede çıktığı ve sanığın müştekiyi yaraladığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli esas 2002/4-238, 2002/367 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilememesi durumunda sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.