Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/2095 K.2018/16465
Özet: Uyuşmazlık, sanığın denetim süresi içinde mala zarar verme suçundan dolayı suç duyurusuna dayanan 5 aylık hapis cezasının temyiz edilmesiyle ilgiliydi. Mahkeme, bu hapis cezasının TCK ve ilgili kanunlarda öngörülen hükümlere uyumsuz olduğunu tespit ederek, cezayı 6 ay hale getirerek mahkeme kararını bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2011 tarih, 2010/432 Esas - 2011/63 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK'nin 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme ve TCK'nin 86/2 maddesinde yazılı basit yaralama suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan "mala zarar verme" suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de;
2) Bozma öncesi hükümde sanık hakkında TCK'nin 86/2, 3-a, 62 maddeleri gereği 5 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği hükmedilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Kısa karar hüküm fıkrasında sonuç cezanın 5 ay olarak belirlenmesine karşın gerekçeli kararda 6 ay hapis olarak tespiti suretiyle çelişkiyi neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 01.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2011 tarih, 2010/432 Esas - 2011/63 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK'nin 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme ve TCK'nin 86/2 maddesinde yazılı basit yaralama suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan "mala zarar verme" suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de;
2) Bozma öncesi hükümde sanık hakkında TCK'nin 86/2, 3-a, 62 maddeleri gereği 5 ay hapis cezasına hükmedildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği hükmedilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3) Kısa karar hüküm fıkrasında sonuç cezanın 5 ay olarak belirlenmesine karşın gerekçeli kararda 6 ay hapis olarak tespiti suretiyle çelişkiyi neden olunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 01.11.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.