Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2018/11858 K.2019/7185
Özet: İşlem, sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince kasten yaralama suçuna mahkum edilmesine karşın, takdim edilen uzlaştırma ve ceza indirimi prosedürlerinin yasal gerekliliklerle uyuşmadığını iddia ettiği temyiz yoluyla başlatıldı. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığın haklarının saklandığı ve ceza indiriminin eksik uygulanarak yasal sınırlara aykırı olduğu gerekçesiyle, kararını bozdu ve sanığa beraat kararını merciisey.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre ve yasa değişikliğinden önce uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın cezasından "olayların hangi tarafın haksız eylemi ile başladığı tam olarak şüpheden uzak belirlenemediğinden" şeklindeki gerekçe ile, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek asgari oranda (1/4) indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 03.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre ve yasa değişikliğinden önce uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile müşteki arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Sanığın cezasından "olayların hangi tarafın haksız eylemi ile başladığı tam olarak şüpheden uzak belirlenemediğinden" şeklindeki gerekçe ile, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gözetilerek asgari oranda (1/4) indirim uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (½) oranında indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 03.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.