Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/7682 K.2018/2621
Özet: Uyuşmazlık, 2017 ve 2018 yıllarında sanık hakkında hakaret, tehdit ve kasten yaralama suçlarından verilen mahalli mahkeme cezalarının temyizidir. Mahkeme, hem hakaret ve tehdit hem de kasten yaralama kararlarını iptal ederek ilgili tespitleri bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi ve TCK 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, mahalli mahkemenin temel cezayı, alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşarak tayin ettiği anlaşılmakla tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasında, kendisiyle konuşmak istediği katılanın hakaret ettiğini ve tırnakları ile ellerini çizdiğini savunduğu, sanığa ait adli muayene raporundaki bulguların da savunmasını doğruladığı anlaşılmakla; haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetlerine dair Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi ve TCK 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince, mahalli mahkemenin temel cezayı, alt sınırdan makul ölçüde uzaklaşarak tayin ettiği anlaşılmakla tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Sanığın aksi ispat edilemeyen savunmasında, kendisiyle konuşmak istediği katılanın hakaret ettiğini ve tırnakları ile ellerini çizdiğini savunduğu, sanığa ait adli muayene raporundaki bulguların da savunmasını doğruladığı anlaşılmakla; haksız tahrik hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 20.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.