Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/4005 K.2017/16021
Özet: (1) Uyuşmazlık, katılanın yaralanması ve vücudunda kemik kırığı oluşması sonucu, mahkemenin suçtan dolayı mahkumiyet kararı ile ilgili tazminat ve ceza artırımının yanlış uygulanmasıyla ilgili temyiz itirazlarından doğar. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek, hatalı rapora dayalı hüküm ve yanlısı uygulanmış ceza maddelerini düzeltmiş, sanığın haklarını koruyarak kararını bozmaktadır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen 28/02/2011 tarihli Babaeski Devlet Hastanesi raporunda, “yaralama fiilinin basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğunun ve yaralamanın vücudunda kemik kırılmasına (nazal fraktür) neden olduğunun” bildirilmesi karşısında, yaralanmanın niteliği ve derecesi göz önüne alınarak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, gerekli açıklamayı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre derecesini içermeyen, yetersiz rapora dayanılarak hüküm tesisi,
2) Katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve iddianamede de TCK'nin 86/1. maddesinin talep edildiği olayda, hüküm maddesinde TCK'nin 86/1. maddesi yerine TCK'nin 86/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3) Sanığın cezasında kemik kırığı nedeniyle artırım yapılırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi,
4) Mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın karar yerinde gösterilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen 28/02/2011 tarihli Babaeski Devlet Hastanesi raporunda, “yaralama fiilinin basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde olduğunun ve yaralamanın vücudunda kemik kırılmasına (nazal fraktür) neden olduğunun” bildirilmesi karşısında, yaralanmanın niteliği ve derecesi göz önüne alınarak Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, gerekli açıklamayı ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre derecesini içermeyen, yetersiz rapora dayanılarak hüküm tesisi,
2) Katılanın vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve iddianamede de TCK'nin 86/1. maddesinin talep edildiği olayda, hüküm maddesinde TCK'nin 86/1. maddesi yerine TCK'nin 86/2. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
3) Sanığın cezasında kemik kırığı nedeniyle artırım yapılırken uygulanan yasa maddesinin gösterilmemesi,
4) Mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın karar yerinde gösterilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140 - K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, BOZULMASINA, 05/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.