Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/3972 K.2018/1497
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklikten önce uzlaşma teklifi yapılmış, ancak kabul edilmemiş bir kasten yaralama suçu bağlamında tarafların uzlaşma teklifine karşılık verilen mahkeme kararının bozulması üzerine temyizdir. Mahkeme, sanığın örgüt mensubu olması nedeniyle ikinci kez mükerrir sayılmadı ve kuşak (selam) sahteciliği nedeniyle eylemetin suçu kut gördü, böylece karar bozulmuş ve hukuki sonuç olarak kıyaslama sürecine katkı sağlayacak gözetlemeler yapılmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, sanık ve müştekinin usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmedikleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine, ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/251 Esas - 2007/91 Karar sayılı ilamında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 58/9. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı anlaşılmış ise de; sadece örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle TCK'nin 58/9. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde sanığın ikinci kez mükerrir sayılamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK'nin 58. maddesinin uygulandığı fıkrasından "sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından bu hususun infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 53/1. maddeleri gereğince kamu davası açıldığı, söz konusu kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddelerinde yapılan değişiklikten önce de uzlaşma kapsamında bulunduğu, sanık ve müştekinin usulüne uygun şekilde yapılan uzlaşma teklifini kabul etmedikleri, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce usulüne uygun olarak yapılan uzlaşma tekliflerinin geçerli olduğu ve bu nedenle uzlaşma teklifi yapılmış ve kabul edilmemiş olan dosyalarda yeniden uzlaşma teklifi yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazların reddine, ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/251 Esas - 2007/91 Karar sayılı ilamında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 58/9. maddesi gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı anlaşılmış ise de; sadece örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle TCK'nin 58/9. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde sanığın ikinci kez mükerrir sayılamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK'nin 58. maddesinin uygulandığı fıkrasından "sanığın ikinci kez mükerrir olduğu anlaşıldığından bu hususun infaz aşamasında gözetilmesine" ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.