‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/2888 K.2017/13816

Esas No: 2017/2888 · Karar No: 2017/13816 · Karar Tarihi: 31.10.2017
Özet: Uyuşmazlık, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddeleri kapsamındaki suçlamalar nedeniyle mahkumiyetin yargı sürecinde savunma hakkı ve adli raporun geçerli olup olmadığıyla ilgilidır. Mahkeme, savunma hakkının ihlali ve raporun 18 ay gecikmeli olmasının sonucunda, kararın bozulmasını ve temyiz itirazlarının kabulünü belirleyerek hükmü iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi gereğince alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada, sanığın müdafiinin bulunmaması halinde, istemi olmasa dahi müdafii görevlendirilmesine işaret edildiği, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b-son maddelerindeki suçun da bu kapsamda olması nedeniyle sanığın savunmasının zorunlu müdafii huzurunda tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılama yapılarak hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) 5237 sayılı TCK'nin 87/2-b maddesi kapsamında “duyularından veya organlarından birinin sürekli zayıflaması ve yitirilmesi” niteliğindeki yaralanmalara ilişkin düzenlenecek adli raporların, olay tarihinden itibaren 18 ay geçtikten sonra düzenlenmesi gerektiği halde, katılan hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin 26/02/2014 tarihinde düzenlediği hükme esas alınan kesin adli raporun olay tarihinden 18 ay geçmeden düzenlenmesi karşısında, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından katılana ait tüm tedavi evrakları ve raporlarla birlikte katılanın en yakın adli tıp şube müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmanın duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve yitirilmesi niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 31.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?