Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/18862 K.2018/13200
Özet: Mahkumiyet mahkemece verilen 04.03.2015 talebinin temyiz süresi dolması nedeniyle Yargıtay yetkisine ait olduğunu kabul ederek, sanığın 19.02.2015 dilekçesinde sunduğu eski hale getirme talebini de reddederek mevcut kararın onamını arttırdı ve usulsüz tebliğlerden kaynaklanan geçerli temyiz talebini kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın 19.02.2015 tarihli dilekçesinde, temyiz talebi ile birlikte aynı zamanda eski hale getirme talebinde de bulunduğu, temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesi gereğince Yargıtay’a ait olması nedeni ile, sanığın eski hale getirme istemini de içeren 19.02.2015 tarihli dilekçesi üzerine yerel mahkemece verilen 04.03.2015 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir. Sanığın yokluğunda verilen kararın, savunmasının alındığı sırada bildirdiği dosyada bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı; ancak bu adreste tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebliğ işlemi yapılması gerekirken, aynı kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ usulsüz olup, sanığın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın 19.02.2015 tarihli dilekçesinde, temyiz talebi ile birlikte aynı zamanda eski hale getirme talebinde de bulunduğu, temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesi gereğince Yargıtay’a ait olması nedeni ile, sanığın eski hale getirme istemini de içeren 19.02.2015 tarihli dilekçesi üzerine yerel mahkemece verilen 04.03.2015 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının yok hükmünde olduğu kabul edilmiştir. Sanığın yokluğunda verilen kararın, savunmasının alındığı sırada bildirdiği dosyada bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı; ancak bu adreste tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebliğ işlemi yapılması gerekirken, aynı kanunun 35. maddesine göre yapılan tebliğ usulsüz olup, sanığın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 19.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.