Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/167 K.2017/11166
Özet: (1) Uyuşmazlık, nesliyle 28.04.2014 tarihinde tebliğ edilen ve Yasal temyiz süresi sonrası 16.06.2014’te talep edilmiş, sanık üzerinde kurulan yaralama suçundan hükmün açıklanması ve işlenen diğer temyiz isteğiyle ilgili olarak mahkemenin savunma hakkını kısıtlayan ve ceza miktarını hatalı belirleyen kararın bozulmasıdır. (2) Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını kabul ederek, “hükmün açıklanması” ve “adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilmesi” ile ilgili kararları bozmakta ve özetinde 1412 sayılı CMUK ve 5320 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde talebini kabul etmektedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında kurulan hükme yönelenik katılanın temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılana 28.04.2014 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 16.06.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 1412 sayılı yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
2) Sanık hakkında kurulan hükme yönelenik sanığın temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
a) Sanık hakkında yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen 19/07/2012 gün ve E.2011/217- K.2012/490 sayılı kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak, sanık hakkında yeniden yapılacak değerlendirme sonucu CMK'nin 231. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK 231 /11. maddesi gereğince geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerekirken hükmün adli para cezasına çevrilmesi,
c) Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan sopa ile vurarak gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
d) Kabule göre de; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında kurulan hükme yönelenik katılanın temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılana 28.04.2014 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 16.06.2014 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, temyiz talebinin 1412 sayılı yasanın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE;
2) Sanık hakkında kurulan hükme yönelenik sanığın temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine;
a) Sanık hakkında yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen 19/07/2012 gün ve E.2011/217- K.2012/490 sayılı kararın kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkum olması üzerine, dosyayı ele alan mahkemece duruşma açılarak, sanık hakkında yeniden yapılacak değerlendirme sonucu CMK'nin 231. maddesine uygun olarak hükmün açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Hakkında hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK 231 /11. maddesi gereğince geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerekirken hükmün adli para cezasına çevrilmesi,
c) Sanığın eylemini 5237 sayılı TCK'nin 6/1-f.4 maddesine göre silahtan sayılan sopa ile vurarak gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında sanığın cezasında 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesine göre arttırım yapılmayarak eksik ceza tayin edilmesi,
d) Kabule göre de; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak kaydı ile isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.