Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/16007 K.2018/10870
Özet: 1. Sanığın ölüm tarihi, yaralanması, olayın ilk haksız hareketinin kimden kaynaklandığı, kullandığı silah ve elde düşen el atış artığı gibi unsurların kanıtlanması üzerine temyiz itirazları; 2. Mahkeme, bu hususları değerlendirerek, sanığın 5237 sayılı TC Kanunu hükümleri çerçevesinde haksız tahrik, kasten yaralama ve silah kullanma suçlamalarından beraat ettirmesini, ilgili cezaların bozulması ve hükümlerin iptalinden hükmederek, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1- UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce “25/01/2017” tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Bergama Devlet Hastanesi Ortopedi Uzmanınca düzenlenen 15.12.2011 tarihli rapora göre müşteki ...'da ''sol ulna kırığı bulunduğu ve hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkileyeceği'' belirtildiği halde sanık ... hakkında TCK'nin 87/3 maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, 3- Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık ... lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Mala zarar verme suçunda kullanılan tüfeğin sanık ... tarafından kullanılmadığı, sanık ... tarafından kullanılarak alınan el svaplarında atış artığına rastlanıldığı anlaşıldığı halde sanık ...'in Dağ'ın suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince (sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümle ilgili olarak 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle) BOZULMASINA, 07.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1- UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...'un mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce “25/01/2017” tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2- Bergama Devlet Hastanesi Ortopedi Uzmanınca düzenlenen 15.12.2011 tarihli rapora göre müşteki ...'da ''sol ulna kırığı bulunduğu ve hayat fonksiyonlarını 2. derecede etkileyeceği'' belirtildiği halde sanık ... hakkında TCK'nin 87/3 maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, 3- Karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık ... lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Mala zarar verme suçunda kullanılan tüfeğin sanık ... tarafından kullanılmadığı, sanık ... tarafından kullanılarak alınan el svaplarında atış artığına rastlanıldığı anlaşıldığı halde sanık ...'in Dağ'ın suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince (sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümle ilgili olarak 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince ceza süresi yönünden kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle) BOZULMASINA, 07.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.