Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/15640 K.2018/10188
Özet: Hakim, sanığın mahkumiyet kararının, savunma ve vekil müdahalesiyle yargılanmadan önce duruşmaya devam edilmesinden dolayı 6.723 sayılı Kanun 33. maddesi ve 1412 sayılı CMUK 321. maddesine göre 30.05.2018’de oy birliğiyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında daha önce kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.01.2017 tarih, 2016/6207 Esas-2017/622 Karar sayılı ilamı ile sanık aleyhine bozulmasına karar verildiği ve bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/2. maddesindeki “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığa aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri (5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi gereğince, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması hükmüne de dikkat edilerek) sorulmadan, yargılamaya devamla karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında daha önce kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.01.2017 tarih, 2016/6207 Esas-2017/622 Karar sayılı ilamı ile sanık aleyhine bozulmasına karar verildiği ve bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK'un 326/2. maddesindeki “Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki düzenleme gereğince, sanığa aleyhe bozma ilamına karşı diyecekleri (5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesi gereğince, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması hükmüne de dikkat edilerek) sorulmadan, yargılamaya devamla karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.05.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.