Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/14134 K.2018/7878
Özet: Uyuşmazlık, 2017/14134 ve 2018/7878 icra edilmiş ceza kararı ile ilgili Anayasa Mahkemesi ve TCK hükümlerinin uygulanmasındaki usule ve tazminatlara ilişkin eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, hatalı olarak uygulanan usul ve cezai işlemlerin bozulması gerektiğine karar vererek, kararın iptal edilmesine ve yeni bir yargılama sürecine başlanmasına hükmedmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesi, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi suretiyle hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34, 223 ve 230/1. 289/1-g maddelerine aykırı davranılması, 2) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle duruşma açılıp 5271 sayılı CMK'nin 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması gerekirken, usulüne uygun olmayan davetiye ile yetinilmesi suretiyle CMK'nin 231/11. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3) Sanığın, yargılama konusu suçu TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan sopa ile işlediğinin mahkemece kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı yasanın 86/3-e hükmü gereğince (½) oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı Esas No: 2017/14134 hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nin 223. maddesi kapsamında mahkumiyet hükmü niteliğinde olup hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin gösterilmesi, delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin gösterilmesi suretiyle hükmün açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34, 223 ve 230/1. 289/1-g maddelerine aykırı davranılması, 2) 5271 sayılı CMK'nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, mahkemece öncelikle duruşma açılıp 5271 sayılı CMK'nin 195/1. maddesine göre sanığa yokluğunda verilebileceği ihtarını içeren usulüne uygun meşruhatlı davetiye çıkarılarak duruşmaya çağrılması gerekirken, usulüne uygun olmayan davetiye ile yetinilmesi suretiyle CMK'nin 231/11. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verilerek, sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3) Sanığın, yargılama konusu suçu TCK’nin 6/1-f hükmü kapsamında silahtan sayılan sopa ile işlediğinin mahkemece kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan, aynı yasanın 86/3-e hükmü gereğince (½) oranında arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı Esas No: 2017/14134 hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, CMUK'un 326/son maddesi gereği ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, istem gibi BOZULMASINA, 30.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.