Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/12715 K.2018/7254
Özet: Uyuşmazlık: Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamındaki acil tedavi gerektiren akıl hastalığı nedeniyle suçun oluşup oluşmadığı ve sanığın cezai ehliyeti tartışıldı. Mahkeme, eksik ortam denetimi ve müdafiənin atanmadığı koşullarda verilen kararın 2. şerh, 147. ve 191. maddelere aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına, Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; sanığın cezai ehliyeti olmadığına dair tek hekim tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre, 2-Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda, sanığa iddianame okunup hakları hatırlatılarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın yöntemine uygun şekilde savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 147. ve 191. maddelerine aykırı davranılması, 3-Sanığın cezai ehliyet durumu dikkate alınarak hakkında akıl hastalığı nedeniyle TCK'nin 32/1. maddesinin uygulanması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini yoluna gidilmesi gerekirken, müdafii atanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 4-İddianame anlatımında sanık hakkında hakaret suçundan dava açılmadığı gözetilmeden, açılmamış davadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş sanığın vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık hakkında kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi altına alınmasına, Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; sanığın cezai ehliyeti olmadığına dair tek hekim tarafından düzenlenen rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre, 2-Fiilin suç oluşturmaması nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda, sanığa iddianame okunup hakları hatırlatılarak savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın yöntemine uygun şekilde savunması alınmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nin 147. ve 191. maddelerine aykırı davranılması, 3-Sanığın cezai ehliyet durumu dikkate alınarak hakkında akıl hastalığı nedeniyle TCK'nin 32/1. maddesinin uygulanması karşısında, 5271 sayılı CMK'nin 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini yoluna gidilmesi gerekirken, müdafii atanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, 4-İddianame anlatımında sanık hakkında hakaret suçundan dava açılmadığı gözetilmeden, açılmamış davadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş sanığın vasisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanık hakkında kazanılmış hakkı saklı tutulmak suretiyle BOZULMASINA, 19/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.