Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/12703 K.2018/6498
Özet: Mahkeme, sanığın aracını katılanın üzerine kasıtlı sürerek yaralamaya teşebbüs etmesini silahla yaralamaya teşebbüs suçu olarak kabul edip 5237 sayılı TCK’nin 86/2’ye göre temel cezanın 86/3’e göre artırılmayan miktarda uygulanmasını kabul edip tazminat vermeyi reddederek, temyiz itirazını kabul etmeyerek kararını 10.04.2018 tarihli oybirliğiyle onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın, olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan aracını katılanın üzerine kasıtlı olarak sürerek katılanı yaralamaya teşebbüs etmesi karşısında, eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve atılı suçun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanığın, katılanı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan arabayla yaralamaya teşebbüs ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın, olay tarihinde sevk ve idaresinde bulunan aracını katılanın üzerine kasıtlı olarak sürerek katılanı yaralamaya teşebbüs etmesi karşısında, eyleminin silahla yaralamaya teşebbüs suçunu oluşturduğu ve atılı suçun uzlaşma kapsamında olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanığın, katılanı, 5237 sayılı TCK'nın 6/1-f maddesi kapsamında silahtan sayılan arabayla yaralamaya teşebbüs ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın TCK'nin 86/3-e maddesi uyarınca artırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 10.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.