Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/10049 K.2018/4858
Özet: Mahkemeye yöneltilen temyiz ilkesine değinilen karar, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin iptaline göre sanığın hukuki statüsünün yeniden değerlendirilebilmesi gerektiğini belirterek, 6723 sayılı Kanun, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK hükümlerine göre hükmün BOZULMASINA karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Adli Tıp kriterlerine göre, sabit ize neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği anlaşılmakla ve mahalli mahkemece adli emanetteki svapların dosyada delil olarak saklanılmasına karar verildiği görülmekle, tebliğnamedeki (1) ve (4) numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi, 2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Adli Tıp kriterlerine göre, sabit ize neden olan yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği anlaşılmakla ve mahalli mahkemece adli emanetteki svapların dosyada delil olarak saklanılmasına karar verildiği görülmekle, tebliğnamedeki (1) ve (4) numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 226. maddesine muhalefet edilmesi, 2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.