Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/8818 K.2017/2751
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, kasten yaralama suçlarından dolayı verilen cezanın hukuki yeterliliği ve uygulanan zincirleme suç hükmünün uygunluğudur. (2) Mahkeme, zincirleme suçun uygulanamayacağını hükmü düzelterek, iki ayrı kasten yaralama ifadesi için ayrı cezalar işlediğini, bu cezaları indirime değil, çerçeveleyen 5237 sayılı TCK hükümlerine göre belirleyerek kararını onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve her eylemin ayrı ayrı kasten yaralama suçunu oluşturacağı, oluşa ve kabule göre doğru uygulama yapılsa idi sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 86/2,86/3-e, maddeleri uyarınca iki defa cezalandırılması ve mahkemece kavgayı başlatan ilk kişinin hangisi olduğu tespit edilemediğinden cezalarından TCK'nin 29. maddesi gereğince indirime gidilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK'nin 86/2,86/3-e, 43 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi o yer Cumhuriyet savcısının lehe temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığa daha önceden bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi durumunda hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olunacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nin 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından "ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kasten yaralama suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve her eylemin ayrı ayrı kasten yaralama suçunu oluşturacağı, oluşa ve kabule göre doğru uygulama yapılsa idi sanığın 5237 sayılı TCK'nin 86/2 ve 86/2,86/3-e, maddeleri uyarınca iki defa cezalandırılması ve mahkemece kavgayı başlatan ilk kişinin hangisi olduğu tespit edilemediğinden cezalarından TCK'nin 29. maddesi gereğince indirime gidilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK'nin 86/2,86/3-e, 43 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi o yer Cumhuriyet savcısının lehe temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararında da belirtildiği üzere sanığa daha önceden bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi durumunda hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açılmış olunacağından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının 5237 sayılı TCK'nin 52/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmından "ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına," ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.