‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/7878 K.2017/1774

Esas No: 2016/7878 · Karar No: 2017/1774 · Karar Tarihi: 22.02.2017
Özet: Uyuşmazlık, sanığın suçu ve haksız tahrik indiriminin uygulanmaması, adli sicil kaydındaki tekerrür ve Anayasa Mahkemesi kararının etkisiyle ilgili hukuki durumun yeniden değerlendirilmesi konusundaki temyiz itirazlarıdır. Asliye Ceza Mahkemesi, bu temyiz dilekçelerini kabul ederek hükmü bozmuş ve yeni bir mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolde, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin 18.11.2015 tarihinde, yasal süre içerisinde gönderildiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Baba - oğul olan sanık ve katılan arasında olay günü çıkan tartışma sırasında, tanık beyanı ile doğrulanan sanık savunmasına göre; katılanın, babası olan sanığa ters cevap vererek küfür etmesi üzerine, sanığın sinirlenerek üzerine atılı suçu işlediği olayda, dosya kapsamı ile uyumlu şekilde bozma ilamı öncesinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince 1/4 oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı halde, bozma ilamı sonrası kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanmayarak fazla ceza tayini,
2) Sanığın adli sicil kaydına konu ilamlar arasında en ağır cezayı içermesi nedeniyle tekerrüre esas alınan Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2010 tarih, 2010/691 Esas - 2010/873 Karar sayılı ilamıyla 5237 sayılı TCK'nin 142/1-f maddesi gereğince elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan verilen erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasını içeren mahkumiyete ilişkin, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 2/2. maddesi ile "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun ve doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi dolayısıyla bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar." hükmünün getirilmesi karşısında, tekerrüre esas alınan ilamın uyarlama yargılamasına tabi tutulup tutulmadığı mahkemesinden sorularak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, bu ilamının tekerrüre esas alınamayacağının anlaşılması halinde ise adli sicil kaydına konu diğer ilamların değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?