‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/6141 K.2017/1003

Esas No: 2016/6141 · Karar No: 2017/1003 · Karar Tarihi: 08.02.2017
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Bozma
Uyuşmazlık
Sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine dair ihtarın kanuna aykırı olması nedeniyle temyiz edilmesi tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (4)
  • Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
  • 1) Sanığın aşamalarda borçlu bulunduğu müştekiler ile bu durumu konuşurken eşine yönelik küfürlerde bulunulması üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediğini beyan etmesi, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
  • Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
  • Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi
Gerekçe
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın eşine yönelik küfürler üzerine suç işlediğini beyan etmesine rağmen ilk haksız hareketin kimden geldiği şüpheli kaldığı için sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca mahkemenin, adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine dair verdiği ihtarın, infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde kanuni düzenlemeye aykırı olduğuna karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (2)
  • 1) Sanığın aşamalarda borçlu bulunduğu müştekiler ile bu durumu konuşurken eşine yönelik küfürlerde bulunulması üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediğini beyan etmesi, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
  • Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Sonuç
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve adli para cezasının infazına ilişkin ihtarın kanuna aykırı olması gerekçeleriyle temyiz edilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve infaz ihtarı konusundaki hatalar nedeniyle yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
  • 1) Sanığın aşamalarda borçlu bulunduğu müştekiler ile bu durumu konuşurken eşine yönelik küfürlerde bulunulması üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediğini beyan etmesi, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
  • Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
  • Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi
Dayanak
5237 sayılı TCK m. 296723 sayılı Kanun m. 335320 sayılı Kanun m. 8/11412 sayılı CMUK m. 321
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında müşteki ....’i yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin 08.01.2016 tarihli ek karar ile reddine karar verilerek usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmesine karşın ek karara yönelik bir temyizin bulunmadığı anlaşılmakla bu hüküm temyiz incelemesi kapsamı dışında bırakılmıştır.

Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın aşamalarda borçlu bulunduğu müştekiler ile bu durumu konuşurken eşine yönelik küfürlerde bulunulması üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediğini beyan etmesi, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle, şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesindeki “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?