Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/4027 K.2016/9727
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Üst Cumhuriyet savcısının 05.11.2014 tarihinde verilen kararı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/son maddesinde düzenlenen bir aylık temyiz süresi içinde 25.11.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla tebliğnamenin temyiz isteminin reddi yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Anayasanın 141/3, CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek şekilde olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması suçun öğeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında bozma öncesi verilen 09.07.2012 tarihli karar ile verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 50/1-a maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına çevrildiği ve hükmü aleyhe temyiz edenin bulunmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında bozma sonrası 5 ay hapis cezasına hükmolunarak kazanılmış hak ihlaline yol açacak şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre;
3) Oluşa ve dosya içeriğine göre tarafların olayın çıkış şekli ve gelişimine ilişkin farklı beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Üst Cumhuriyet savcısının 05.11.2014 tarihinde verilen kararı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/son maddesinde düzenlenen bir aylık temyiz süresi içinde 25.11.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla tebliğnamenin temyiz isteminin reddi yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Anayasanın 141/3, CMK'nin 34. ve 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının denetime olanak verecek şekilde olması, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia ve savunmaya ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması suçun öğeleri ve kanıtlandığı kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2) Sanık hakkında bozma öncesi verilen 09.07.2012 tarihli karar ile verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 50/1-a maddesi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezasına çevrildiği ve hükmü aleyhe temyiz edenin bulunmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında bozma sonrası 5 ay hapis cezasına hükmolunarak kazanılmış hak ihlaline yol açacak şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre;
3) Oluşa ve dosya içeriğine göre tarafların olayın çıkış şekli ve gelişimine ilişkin farklı beyanlarda bulunduklarının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.