Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/3401 K.2016/19286
Özet: Karar, çocuğun aynı savunmacının tarafında savunulması nedeniyle haklarının kısıtlanması, 53‑367 sayılı TCK’nin 86/3‑e’nin uygulanmaması ve 5 yıl hapis cezasının fazla uygulanması nedeniyle temyiz edilerek 21/11/2016 tarihli oybirliğiyle “bozuldu.”
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Aralarında menfaat çatışması bulunan suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın aynı müdafii tarafından savunulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak aldırılan... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.01.2014 tarihli raporunda açıkça nazal fraktür bulgusuna yer verildiği ve başkaca bir yaralanmadan bahsedilmediği görülmekle, suç vasfının ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini ile mağdurun ne suretle yaşamsal tehlike geçirdiğinin tespiti için mağdura ait tüm film, grafi, rapor ve tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek belirtilen hususlarda yeniden rapor aldırılması ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini yerine eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1-d-son maddeleri kapsamında kalması ve olayda 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulama yeri bulunmaması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi gereği 4 yıla çıkarılması ile yetinilmesi gerekirken 5 yıl hapis cezasına çıkarılması sureti ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Aralarında menfaat çatışması bulunan suça sürüklenen çocuk ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın aynı müdafii tarafından savunulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabul ve uygulamaya göre;
2) Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak aldırılan... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.01.2014 tarihli raporunda açıkça nazal fraktür bulgusuna yer verildiği ve başkaca bir yaralanmadan bahsedilmediği görülmekle, suç vasfının ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini ile mağdurun ne suretle yaşamsal tehlike geçirdiğinin tespiti için mağdura ait tüm film, grafi, rapor ve tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilerek belirtilen hususlarda yeniden rapor aldırılması ve sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini yerine eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 87/1-d-son maddeleri kapsamında kalması ve olayda 5237 sayılı TCK'nin 86/3-e maddesinin uygulama yeri bulunmaması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesi gereği 4 yıla çıkarılması ile yetinilmesi gerekirken 5 yıl hapis cezasına çıkarılması sureti ile yazılı şekilde fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.