Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/18589 K.2017/12079
Özet: Mahkemede, Sanığın bıçağın sapı ile eşini yaralaması, TCK 86/2 ve 86/3 maddeleriyle birleşik işleme göre temel hapis cezası verilmesi gerekirken, eksik cezain yazılı olarak verilerek savunmada kabul ve bozma yapılmadığı açıklandı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yaralama eylemini silahtan sayılan bıçağın sapı ile eşine karşı gerçekleştirmesi karşısında; TCK'nin 86/2. maddesine göre temel hapis cezasının, aynı olayda iki nitelikli halin (TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin) birleşmesi nedeniyle TCK'nin 86/3-e maddesi de uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
Sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek cezalandırılmasına rağmen bu cezanın 5237 sayılı TCK'nin 50/2. maddesi uyarınca yeniden adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın yaralama eylemini silahtan sayılan bıçağın sapı ile eşine karşı gerçekleştirmesi karşısında; TCK'nin 86/2. maddesine göre temel hapis cezasının, aynı olayda iki nitelikli halin (TCK'nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin) birleşmesi nedeniyle TCK'nin 86/3-e maddesi de uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
Sanığın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nin 86/2. maddesi uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek cezalandırılmasına rağmen bu cezanın 5237 sayılı TCK'nin 50/2. maddesi uyarınca yeniden adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 03/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.