Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/12869 K.2016/17811
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, süreci inceledikten sonra şikâyeti eline alınan 29 sayılı TCK’nin haksız tahrik hükümleriyle çocuğun suç işlediğini kabul etmesinin geçerli olmadığını ve 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi ve 6723 sayılı Kanunun 33. maddesine göre mahkumiyet kararını 19.10.2016’da oybirliğiyle bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun tek bıçak darbesi ile üzerine atılı suçu işlediği olayda, darbe sayısının tekliği nedeniyle suçun işleniş biçimi ve birden fazla nitelikli halin meydana gelmemesi hususları dikkate alındığında, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan ceza tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü aracını katılanın iş yerinin önüne park etmesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında, katılanın sinkaflı sözlerle hakaret edip kendisine saldırdığını, bir süre sonra abisi ve kardeşi ile tekrar katılanın yanına geldiklerinde yine bu nedenle tartışma çıktığını, katılanın haksız eylemlerine devam etmesi üzerine bıçakladığını iddia etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Oluşa ve dosya içeriğine göre, suça sürüklenen çocuğun tek bıçak darbesi ile üzerine atılı suçu işlediği olayda, darbe sayısının tekliği nedeniyle suçun işleniş biçimi ve birden fazla nitelikli halin meydana gelmemesi hususları dikkate alındığında, Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince alt sınırdan ceza tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü aracını katılanın iş yerinin önüne park etmesi nedeniyle çıkan tartışma sırasında, katılanın sinkaflı sözlerle hakaret edip kendisine saldırdığını, bir süre sonra abisi ve kardeşi ile tekrar katılanın yanına geldiklerinde yine bu nedenle tartışma çıktığını, katılanın haksız eylemlerine devam etmesi üzerine bıçakladığını iddia etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.