‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2016/11630 K.2017/9689

Esas No: 2016/11630 · Karar No: 2017/9689 · Karar Tarihi: 03.07.2017
Özet: Uyuşmazlık, bir tekel büfesinde bıçak ile yapılan şiddet dolu saldırıdan sonra, sakıncalı alet ile gerçekleşen kasten öldürme suçunun yerine kasten yaralama suçunun işlenip işlenmediği üzerine, mahkeme kararıyla ilgiliydi; mahkeme, tarafın eylemlerinin sonunda ölümci bir sonuç doğuracak nitelikte olmadığını, cesaretli bir kasten yaralama suçu işlendiğini kabul ederek, birinci derece mahkemeden özgür bırakma kararına karara aykırı olarak kararı bozdu ve yeni bir mahkumiyet kararı verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, olay tarihinde tanık ...'ın işletmekte olduğu tekel büfesine bira almak için gelen sanık ile büfe önünde tanık ... ile sohbet etmekte olan katılan ... arasında katılanın sanığa küfrettiği iddiasıyla başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın öldürmeye elverişli bir alet olan bıçakla katılana 5 kez vurarak, bunlardan ikisinin akciğerlerde kontüzyona ve omentum yaralanmasına neden olarak katılanı yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda, suçun işlenmesinde kullanılan araç, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı, katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri ve niteliği dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın katılanı birden fazla bıçak darbesi ile yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesi gereğince meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son, 29. maddeleri uyarınca belirlenen cezasından TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,
4) Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?