Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/29515 K.2016/8992
Özet: Uyuşmazlık, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek olup olmadığı ve sanığın nitelikli yaralama suçundan hüküm konup konulmamasıyla ilgilidir; mahkeme, raporlar arasındaki çelişkiyi göz önünde bulundurarak ve ilgili yasal düzenlemeleri dikkate alarak kararını bozmuştur. Mahkemenin sonucu, temyiz itirazının kabul edilmesiyle birlikte 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca mahkeme kararı bozulmuş ve yeniden değerlendirme yapılması yönündedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ... hakkında... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11/07/2013 tarihli raporda, mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtilmesine karşın aynı hekim tarafından düzenlenen 23/07/2013 tarihli adli raporda meydana gelen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği ve bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve raporların varsa grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığına dair duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2) Sanığın eylemi sonucunda mağdurun basit tıbbi müdahale ile yaralandığına ilişkin kabule karşın, sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan hüküm kurularak hükümde karışıklık yaratılması,
3) Sanığın 25.12.2013 tarihinde alınan savunmasında ileri sürdüğü lehine olan hükümlerin uygulanması isteminin 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesindeki seçenek yaptırım hükümlerini de içermesine karşın TCK'nin 50. maddesinin tatbiki konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur ... hakkında... Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11/07/2013 tarihli raporda, mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtilmesine karşın aynı hekim tarafından düzenlenen 23/07/2013 tarihli adli raporda meydana gelen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği ve bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve raporların varsa grafileri ile birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek, mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığına dair duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
2) Sanığın eylemi sonucunda mağdurun basit tıbbi müdahale ile yaralandığına ilişkin kabule karşın, sanık hakkında nitelikli yaralama suçundan hüküm kurularak hükümde karışıklık yaratılması,
3) Sanığın 25.12.2013 tarihinde alınan savunmasında ileri sürdüğü lehine olan hükümlerin uygulanması isteminin 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesindeki seçenek yaptırım hükümlerini de içermesine karşın TCK'nin 50. maddesinin tatbiki konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas - 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.