Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/27499 K.2016/8580
Özet: Mahkeme, 28.1.2014'te segbis yoluyla alınan savunmanın 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine aykırılık yapmadığını tespit ederek, 5.3.2012 ve 3.11.2013 raporları arasındaki çelişki nedeniyle yeniden rapor alınması gerektiğini gözetilmemesiyle hükmü 5/4/2016’da oybirliğiyle bozmaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
28.1.2014 tarihli duruşmada sanığın savunmasının segbis yoluyla alınması karşısında 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırılık görülmediğinden, tebliğnamenin (1) no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mağdur hakkında soruşturma aşamasında düzenlenen 5.3.2012 tarihli rapor ile kovuşturma aşamasında alınan 3.11.2013 tarihli rapor arasında mağdurda mevcut yaralanmanın duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığı yönünde çelişki bulunduğu ve her iki adli raporunda tek hekim tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, mağdurun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine yada bu konuda heyet halinde rapor düzenlemeye yetkili tam teşekkülü Devlet hastanesine sevkinin yapılarak yeniden rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5/4/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
28.1.2014 tarihli duruşmada sanığın savunmasının segbis yoluyla alınması karşısında 5271 sayılı CMK'nin 196/2. maddesine aykırılık görülmediğinden, tebliğnamenin (1) no'lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Mağdur hakkında soruşturma aşamasında düzenlenen 5.3.2012 tarihli rapor ile kovuşturma aşamasında alınan 3.11.2013 tarihli rapor arasında mağdurda mevcut yaralanmanın duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığı yönünde çelişki bulunduğu ve her iki adli raporunda tek hekim tarafından düzenlendiği anlaşılmakla, mağdurun Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine yada bu konuda heyet halinde rapor düzenlemeye yetkili tam teşekkülü Devlet hastanesine sevkinin yapılarak yeniden rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 5/4/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.